İsmail Beşikçi’nin metodoloji sorunu (Roboskî – Goyîler başlıklı yazısı için geçerli)

   Beşikçi Hoca, Mela Mustafa Barzani ve KDP için eylem örneklerken aynı yazıda Öcalan ve PKK için “söylem”i örneklemiş.  Bu,  Öcalan ve PKK’ye haksızlıktır. 1961 Eylül devrimi eğer kıyas için örneklenecekse PKK’nin 1984 silahlı mücadele yılı ve o dönem Öcalan’ın neler söylediği verilirse hakkaniyetli olur. Yoksa herhangi birinin ilgisiz birkaç örneği birbiriyle ilgiliymiş gibi sunması önceden “kafadaki PKK” şablonuna oturtulmuş olur. Bu kişi Beşikçi Hoca olsa bile... Mesela Barzani ve KDP’nin mücadele boyunca söylemleri PKK ve Öcalan söylemleriyle örneklenecekse doğru bir yöntem olur. Yoksa “kötü tezi” kanıtlamaya dönük çabadır. Üstelik bu kıyası PKK ve Öcalan düşmanı bir gazeteden yararlanarak yapmıştır. Metodolojik açıdan ayakları havada bir yazıdır.
     BAAS yanlısı bir gazeteden değil doğrudan Mesut Barzani’nin kendi kaleminden KDP söylemleri verip Öcalan’ın kendi kaleminden söylemlerle kıyaslayabiliriz:
Yukarıda sunulan gerçeklerin ışığında ülkemizin koşulları ve özel konumu incelendikten sonra KDP, Irak gerçeğini özümsemiş, Irak koşullarına ve realitesine dayalı demokrasinin en iyi yönetim şekli olduğu gerçeğine ulaşmıştır. Böyle bir demokrasi Arap ve Kürt halklarının hedeflerinin ve beklentilerinin gerçekleşmesine yardımcı olur. Bu yüzden KDP’nin programının 4.maddesinde şöyle deniyor:
Demokratik cumhuriyeti korumak, sağlamlaştırmak, demokratik çabalarını genişletmek ve derinleştirmek için mücadele veriyoruz. Bireysel ve toplumsal özgürlükleri garanti eden bir demokrasi için savaşıyoruz. Görüş ve inanç özgürlüğü için basın özgürlüğü için partisel örgütlenme özgürlüğü için savaşıyoruz…(Barzani ve Kürt Ulusal Özgürlük hareketi kitabından, Xebat dergisi arşivinden.) devamında 18 yaşına gelmiş kadın ve erkeklerin demokratik Irak anayasasına göre oy kullanması için savaşıyoruz diye bir ibare de var. Üstelik  KDP’nin savaşma gerekçeleri, amaçları  parti programına alınmış. Ben PKK’nin programında böyle maddeler olduğunu hatırlamıyorum. Günü birlik KCK yetkilileri ve Öcalan’ın açıklamaları buna denk düşüyor. O da barışma ihtimalinin belirdiği dönemlerde. 1999 sürecinde Öcalan bundan farklı bir şey dememişti. KDP’nin bu program maddesi hani yanlış da değil şeytan da değil. Sömürgeci sistemden kaynaklı baskılar sona erdirilecekse demokrasi yoluyla da özgür Kürdistan kurmak mümkün. Beşikçi Hoca eğer böyle bir kıyas yapsaydı  yerden göğe kadar haklıydı, ama Barzani ve KDP’nin eylemini verip PKK ve Öcalan’ın eylemini eğil söylemini verirse Hoca’nın kafasında ya kötü bir şartlanma var ya da dinlenmesi gerekir, denir. Bu metodolojiyi yerle bir etmektir.  A’nın eylemiyle B’nin söylemini kıyaslayıp birini yüceltmek diğerini küçük düşürme amacı olur ki Beşikçi aklına da zarardır. Oysa Beşikçi Hoca, tüm bu yöntemsizlikleri  Türk aydınları şahsında yerle bir etmiş bir geçmişe sahiptir. Bunun aklığı paklığı var onda. Bence tüketmemeli yerli yersiz… Eyleme göre ele alacaksak: PKK’nin ve Öcalan’ın eylemi paha biçilmezdir. Eşsizdir. Esaret altında bir lider 14 yıldır örgütünü idare ediyor, devletle pazarlık masasına oturuyor, bir ulusu ufak bir işaretiyle mobilize ediyor… Batı Kürdistan devrimini ulusal egemenlikle sonuçlandırmak üzere bir yola giriyor. Eylemine göre kıyas böyle olur.
    Xebat gazetesi, 17-01-1960
"Arabıyla, Kürdiyle Irak halkının emperyalizme ve işbirlikçi yönetimlere karşı verdiği kesintisiz ve acılarla dolu mücadelenin bir tek hedefi vardır. O da siyasi, ekonomik ve kültürel düzeni olarak demokratik bir toplum meydana getirmektir." makalenin devamında bu argüman çerçevesinde benzer iddialar devam ediyor. PKK ve Öcalan’ın avukat görüşmeleri hariç hiçbir makalesinde böyle bir Türkiyelilik hedefi görmedim, okumadım. Aynı emperyalizm Türkiye’yi iterek KDP ve YNK’yi defalarca PKK’ye karşı savaştırmıştır. 1992 PKK-KDP/YNK savaşı bir kardeş kavgası değil, Türk devletinin ABD'nin siyasi desteğiyle KDP ve YNK cephesini kullanarak Kürdistan’ın en büyük parçasını kolsuz, bacaksız, dilsiz, kulaksız bırakması çabasıdır. 2000 yılında da PKK’ye saldıran aynı bloktu. Benim kardeş kavgasından anladığım ulusal egemenliğe haiz bir ülkede yönetimin nasıl olacağına dair savaştır. Mesela diktatörlük mü demokrasi mi tartışmasında ulusal egemenlik şartlarına haiz bir ülkede yurttaşlar biribirini boğazlıyorsa kardeş kavgasıdır. Suriye’deki de kardeş kavgasıdır, ama KDP ve YNK’nin PKK’yi Kürdistan topraklarından TC-ABD işbirliğiyle söküp atması savaşı kardeş kavgası değildir. Başka bir şeydir ama bunları hatırlatmak istemiyorum…
   “KDP, Irak’a demokrasi Kürdistan’a özerklik sloganıyla yola çıkmıştı. Bu slogan partinin demokrasiye bağlılığının bir ifadesidir. Demokrasiye verdiği önemin bir göstergesidir. Çünkü Kürt halkının diktatör bir rejimde haklarına kavuşması mümkün değildir. Biz bu dersi, Bağdat’ta art arda Bağdat’ta iktidara gelen rejimlerle yaşadığımız deneyimlerden aldık. Kürt halkı demokrasiye inanan ve onu tüm Irak’ta uygulayan bir yönetim altında haklarına kavuşabilir.”  (Barzani ve Kürt Ulusal Özgürlük hareketi kitabından) Bu tezler 1945 sonrası dünya için yanlış tezler değil. Ama Beşikçi Hoca bu tezleri PKK’nin tezleriyle ulusal kurtuluş ve millilik açısından kıyaslayacaksa KDP, PKK’ye 10 numara küçük gelir. 7.kongreye kadar bağımsız birleşik Kürdistan, ondan sonra da konfederalizm  esaslı büyük Kürdistan’ı esas alan bir PKK  ve Öcalan gerçeği vardır. Beşikçi Hoca’nın eğer PKK’yi tasfiye etme çabasındaki kimi küçük dünyalı milliyetçi Kürtlerin dayanağı olma niyeti yoksa yazısındaki tezler baştan aşağı metot açısından hatalı ve sıkıntılıdır.
     Sabahat Tuncel dahil herhangi bir Kürt’ün özgür Kürdistan hükümetinin bir parçası olan ve başkanı olan Barzani’ye “petrolleri ABD şirketleriyle ortak yiyor.” eleştirisi hakkı vardır. Millilik, petrolleri devletleştirmedir, sosyalistlik ise petrolleri halkın ortaklığına açmaktır. Hangisini tercih edeceğine özgür koşullarda ulus karar verir. Bu koşullarda Güney Kürdistan hükümetinin petrol siyasetini anlayabilirim, ama kusura bakmayın onu millilik adına savunmak akla zarardır. 
   Sayın Beşikçi eğer önümüzdeki dönem kurulacak Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye hareketine destek verecekse onu takdir etmek hepimize borç olsun, ama eğer PKK’yi itibarsızlaştırarak KDP-T’ye yol temizleme gibi bir niyeti varsa çok açık söyleyeyim, kendisinin karizmasını, itibarını Kürdistan ulusu nezdinde küçültür. Ona sadece bir grup PKK düşmanı  Kürt saygı duyar, güvenir.  Kürt ulusal bilincine, Kürdistanlı oluşumun farkına, Kürdistan ulusal mücadelesinin hazına Beşikçi Hoca’nın kitaplarını okuyarak erişen, yüzlerce kişiye bu kitapları 17-18 yaşımda okutan biri olarak bunları yazıyorum.

Yorumlar

  1. reYis eline sağlık ;)

    YanıtlaSil
  2. Öcalan'ı eleştirip hain ilan edilmemiş veya üstü çizilmemiş tek bir adam yok.Hepsimi hareketi bölme niyetindeki insanlardı?

    Bir kişi bile mi haklı değildi??

    Sayın Öcalan kürtlerin icat ettiği üstün teknoloji ürünü bir robotmu,yoksa tanrı tarafından kürtlere yollanmış doğa üstü bir varlık mı??

    Bir atakürt yaratıyorsunuz bazınız farkında,bazınız ise değil.

    Türkler bana hain diyor,kürtler bana hain diyecek.NihayetindeTürkler ve kürtlerin ortaklaşa hain dedikleri biri olacam; ama ben o güzel insanın sözlerini tekrarlamaktan vazgeçmeyecem. 'Ben apocu değilim,abdullah öcalan pkk li.'

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumun benim yazımla ilgisi yok. Öcalan'ı eleştirip de hala pkk desteğiyle siyaset yapanlar var. Rahmetli Ş. Elçi de eleştireldi ama türk basınını referans alıp düzmece ifadelerle Öcalan'a saldırmadı. Kaldı ki bir metot sorunu da var Beşikçi Hoca'nın yazısında. Yazıyı daha dikkatli okumanızı öneririm

      Sil
  3. Kimsenin ABD ile petrolü yiyor diye bir soylem icerisine girmesi dogru degildir. Sabahat ablayi cok seviyorum ama bu konuda kendisini elestiriyorum. Kurdistan bir devlettir, Mesut Barzani de devlet baskanidir. Bu sekilde bir soylem dogru degil. ABD ile ortak olmadan o petrolun %1'ini bile Kürtlerin kullanamayacagini hepimiz biliyoruz; gercekci olalim. Diplomasilerde cikar iliskileri vardir ve olacaktir. Kürt halkinin cikari onemli olandir. Besikci hocanin Kürt Yuksek Bilinci ile ilgili yazisini okumanizi tavsiye ediyorum. Besikci hoca hicbirimizin agzimiza almadigimiz bagimsiz Kürdistan'ı savunuyor, kendisinin Kürt halkı nezdindeki degeri ve saygınlıgı Kürtler var oldugu surece asla ama asla bitmeyecek hatta bir gram bile azalmayacaktir. Hoca bilimin onuru, gercegin elcisidir. Tabikide kendisinin hataları olabilir fakat hayatını Kürt ve Kürdistan mucadelesine adamis bu buyuk deger icin sayginligi azalir gibi bir soz soylemek hic birimize dusmez diye dusunuyorum. Hoca dunyada bilimin onuru olarak kabul edilen bir bilim adamidir; eleştirmek ve gercekleri soylemek bizden cok ONUN isidir. Blog'unuzu surekli okuyorum ve cok iyi is cikardiginizi dusunuyorum, sizi tebrik ediyorum ve tesekkur ediyorum. Saygılarimla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD ile ortak petrol yemek zaten siyasi bağlamda bir metafor. Yani Barzani bir şirket sahibi olarak değil bir federe hükümet başkanı olarak bunu tercih ettiği ekonomik siyasi menfaatlerle yapıyor. Kürtler adına bunu yaptığını düşünüyor. Bunda şeytanlaştırılacak bir şey yok. Ama yazıda sosyalistleştirme millileştirme ve özelleştirmeye atıfta bulundum. Barzani özelleştirme yanlısı. Bir başkası millileştirme yanlısı bir başkası halka açık sistemi savunabilir. Bu´biz Kürtlerin hakkıdır. Bağımsızlığı PKK başından beri savunuyor. Öcalan'ın 1978 tarihli Kürdistan Devrminin Yolu kitabı sosyolojik açıdan da entelektüel açıdan da Beşikçi'ye referans olmuştur mutlaka ki o kitapta kültürel siyasi ekonomik sömürgecilik iliklerine kadar çözülmüştür.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAAS’ın gerçekte yaptıkları; Operasyonel “Türk gazeteci” timlerinin yansıttıkları

Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

Derik'ten Kürdistan'a bakan en güze yüz