Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

   
Hasaki,Tel Hamis ve Tel Brak sosyal yapı ve aşiret pozisyonları: Til Koçer’den Hasaki’ye uzanan bu bölgede yerleşik Sunni Arap aşiretleri ve BAAS rejimi döneminde yerleştirilen yine Sunni Arap aşiretleri yaşamaktadır. Mart 2011 yılına kadar Qamişlo, Hasaki, Serekaniye, Deyre Zor ve Til Abyad’da Kürtlere karşı rejimle ortak hareket eden bu aşiretlerin çoğu Suriye’deki kalkışmadan sonra bir süre sessiz kalmışlardır. Aslında Suriye’de aşiretçi yapının siyasi ve sosyal hayattaki yeri Arap şovenizmiyle şekillenmiştir. BAAS rejimiyle kurdukları ortaklıkla Batı Kürdstan’ın Cizira kantonuna Arap Kemeri politikasıyla hem Kürt nüfusunu eritmede önemli rol oynamışlardır hem de Kürt coğrafyasını çevreleyen sınırlarda güçlü bir Arap duvarı örmüşlerdir.  Bunların en güçlüsü Tel Abyad, Serekaniye, Qamişlo’ya yerleştirilen Bagara aşireti. 2004 Kürt ayaklanmasında Esat rejiminin en gözde aşiretlerindendir. Lideri Navaf Beşir’dir. Bu ismi daha sonra 2012 yılında ÖSO, Serekaniye’yi düşürdüğünde öğrenecektik. Rejimin Rojava’da zayıfladığını gören Beşir, 2012 Kasım’ından sonra Türkiye ile ilişki kuracak ve Guraba Al Şam adlı çete ile Türkiye arasındaki ilişkiyi sağlayacak ve Serekaniye’de YPG’ye karşı Al Nusra’yı da destekleyecek faaliyetleri organize edecekti. En önemli desteği de Urfa valisinden aldı. Til Koçer’den Hasaki’ye kadar birçok ilçede yerleşik olan Şammar aşireti ise Suriye iç savaşının başladığı günden bugüne değişik pozisyonlarda yer almıştır. Bu aşiretin görünürdeki lideri aynı zamanda Suriye Muhalifleri ve Devrimci Güçler Koalisyonu başkanı olan Ahmet El Carba’dır. Geçmişte cinayet girişimi ve uyuşturucu suçlamasıyla hapis yatan Carba’nın aşireti Til Koçer’de önce ÖSO sonra Ahrar Al Şam sonra da YPG’yi destekleme kararı almıştır. Til Hamis, Til Brak, Al Hawla ve Sadadi’de ise İŞİD'i İslami Cephe'yi ve ÖSO’yu desteklemektedir. Yine bu bölgedeki Akidat, Uşur ve Beni El Enizan aşiretleri ise rejim ve muhalif grupların güç durumuna göre pozisyon almaktalar. Til Hamis ve Til Brak’ın kuzey kırsalı (Qamişlo yönü) Kürt, Süryani, Yezidi yerleşimken diğer cepheler bu Arap aşiretlerin yerleşim yerleri... İki kasaba da altışar bin nüfusa sahip.
   Rojava sınırlarında El Qaide, İslami Cephe ve ÖSO’nun  ortak harekat planı:
YPG’nin Elok, Mişerfa,Til Koçer, Til Xalef, Tuwenia, Til Maruf operasyonlarından sonra Rojava’nın Cizira kantonu önemli oranda özgürleştirilmişti. Özellikle petrol bölgesi Girke Lege ve Rimelan’ın  güvenliği sağlanmıştı. Ama El Qaide ve ÖSO’ya bağlı kimi çeteler Til Hamis ve Til Brak’tan zaman zaman Kürt köylerine ve kasabalarına vurkaç tarzı saldırılar gerçekleştiriyordu. İŞİD ve Al Nusra ise Kürt kentlerine yönelik intihar saldırıları yapıyordu. Ayrıca İŞİD, Al Nusra ve bazı ÖSO grupları-Liwa Hamza ve Caffer-i Tayyar tugayları Tel Maruf ve Qamişlo’nun güneyindeki YPG denetimli köylere büyük bir saldırı planlamaktaydı. YPG, bu saldırının istihbaratını alınca beklenmedik bir operasyonla çetelerin planlarını boşa çıkarma amacındaydı. BAAS rejimi ise Rojava’nın tümden YPG’nin eline geçmesine razı değildi. 26 Aralık gecesi başlayan Til Brak operasyonuyla birlikte Hasaki kent merkezinde Suriye rejim güçleri YPG Asayiş’in kontrol noktalarına saldırmıştı. Qamişlo’da ise Suriye Ulusal Savunma gücü çeteleri küçük çaplı saldırılar başlattılar. Rejim yanlısı Arap aşiretler de Til Brak ve Til Hamis operasyon alanlarında İŞİD ve İslami cephe ile ortak hareket etti. YPG, bu operasyonla Rojava’nın doğusu ve güneydoğusunu tamamen güvenli bölge ilan edip Kürdistan’ın güney sınırlarını çizerek Tel Abyad’a yönelme niyetindeydi. Doğal olarak BAAS rejimi bu gelişmeden huzursuz olacaktı. Hasaki’deki BAAS saldırıları dozunu arttırdıkça çetelerin direnme gücü de arttı.

Coğrafi durum:
Til Brak ve Til Hamis Ortadoğu’nun bilinen en eski yerleşim birimlerdir. Bölgedeki sulama kanalları sayesinde buğday tarımı yapılmaktadır. İki kasaba da don derece verimli tarlalara sahip. Yer yer tepeler olmasına rağmen iki ilçe de ovalık alan… Til Brak’tan Hasaki’nin güneyindeki Al Hawl ve Sadadi ilçelerine karayolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Al Hawl, Şadadi ve Hasaki’nin güney kırsalı ile Deyre Zor’a açılan alan, bütünüyle Al Nusra, İŞİD ve ÖSO’ya bağlı Caffer-i Tayyar tugayları ile aşiretler meclisine bağlı tugayların denetiminde… Til Brak’a bu bölgelerden uzun zamandan beri El Qaide ve diğer çeteler takviye yapmaktadır. Ulaşım imkanlarının  kolaylığından ötürü bu takviyeler kısa sürede gerçekleşebiliyor. Tel Hamis’in güneyindeki köyler de 2013 haziranından beri İŞİD, El Nusra ve İslami Cephe’nin kontrolünde olan bölgeler. Tel Hamis ve Til Koçer arasındaki köylerin de bir kısmı aynı çetelerin elinde.
    BAAS ve çetelerin bölgedeki zimni uzlaşması:
2013 şubatında YPG’nin GirZero’da rejim ordusuna bağlı tabur ve karakolları kuşatmasından sonra rejim güçleri Til Hamis’e çekilmişti. Burada da kısa süren çatışmalardan sonra 25 Şubat’ta rejim ordusu Hasaki’ye çekilmiş buraları Arap aşiretleri ve Al Nusra ile Liwa Hamza ele geçirmişti. Şubattan nisana kadar rejimle bu gruplar arasında ciddi çatışma olmuyor. Nisanda Qamişlo ile Til Hasaki arasında ÖSO ve rejim arasında yer yer çatışmalar olmasına rağmen rejim uçakları Kürt köylerini bombalıyor. 18 Nisan 2013 tarihinde 3 Kürt köyünü bombalayan rejim hava kuvvetleri onlarca kişiyi öldürüyor bir o kadarını da yaralıyor. Kürt köylerinden kuzeye, yani Qamişlo kent merkezine ve Derik’e göç başlıyor. Bu köyleri daha sonra El Nusra ve ÖSO karargah olarak kullanıyor. Sonraki dönemlerde ise rejimle bu çeteler arasında Hasaki’nin kuzeyi ve Qamişlo’nun güneyinde haziran ayında küçük çapta çatışmalar oluyor. El Nusra, İŞİD, Ahrar Al Şam YPG’ye saldırı kararı aldıktan sonra bu bölgelerde rejim ve bu gruplar arasında neredeyse hiç çatışma yaşanmıyor. YPG ile rejim arasında ise şehir merkezlerinde küçük çatışmalar yaşanıyor. Aslında her grup çatışmasızlıktan memnun, ama birbirine yönelik taktik hamleler de yapmıyor değiller. Muhalif gruplar SUK aracılığıyla haziran 2013 yılında Paris’te YPG’ye petrol bölgelerinin denetimini istiyorlar ve dayatıyorlar. Aynı dönemde Güney Kürdistan hükümetinin KDP kanadı da ENKS üstünden benzer bir talepte bulunuyor. El Nusra ise petrol bölgelerini YPG’den almak için Girke Lege ve Rimelan’a saldırı başlatıyor. Bu arada İŞİD, Zevahiri’nin Irak’a çekilme talimatını  reddediyor ve El Nusra’ya bağlı çok grup bu alanlarda İŞİD’e biat ediyor. YPG’ye karşı çok merkezli bir plan böylece devreye giriyor. Bunun bir parçası da Güney hükümeti… Türkiye ise o dönem hepimizin malumu Navaf Beşir ve Arap aşiretleri üzerinden El Nusra’yı destekliyor, Güney Kürdistan hükümeti üzerinden de Rojava’yı garantiye alıp ÖSO’ya angaje etme derdinde…
Til Brak’ın özgürleştirilmesi:
YPG güçleri aslında uzun süre Til Hamis ve Til Brak’a yönelmedi. Bu alanlardaki çetlerin kontrolü BAAS rejimini dizginliyordu. Ancak bu iki kasaba Kürt kentleri ve köylerine yapılan saldırıların merkezi olmuştu. Haliyle YPG’nin operasyonu zorunlu hale geldi. Bazı Arap aşiretleriyle geliştirilen ilişkilerden sonra iki kasabaya da operasyon planlandı. Operasyonun ilk aşaması yani 26 Aralık 2013 ayağı oldukça başarılıydı. Tel Brak’ın kuzeyindeki ve doğusundaki birçok köy özgürleştirildi. Aynı gün Til Brak’a girildi. Eş zamanlı olarak Til Hamis’in de kuzeyine Tel Maruf yönünden, doğusuna Til Koçer yönünden bir harekat gerçekleştirildi. BAAS rejiminin bölgeye yerleştirdiği Arap aşiretlerinin yaşadığı köyler de denetime alınmıştı. YPG güçleri operasyonun 3. günü Til Brak’taki kenar mevzilere ve şehir içine birlik bırakarak o istikametten de Til Hamis’e yöneldi. Bu arada şehir halkına bazı hassasiyetlerden ötürü dokunulmadı, ev ve iş yeri aramaları yapılmadı. Til Brak’ta sadece önceden istihbaratı alınan çetelerin silah depolarına yönelik aramalar yapıldı. Büyük miktarda askeri muhimmat ve intihar saldırısı aracı ele geçirildi. Onlarca çete üyesi öldürüldü, onlarca silahlı araç etkisiz hale getirildi. Til Brak’ın dışından yani güneyden gelecek saldırı için YPG birlikleri hazırlıklı olmasına rağmen kasabanın içinden gelecek saldırı hesaba katılmadı. 2 Ocak günü Til Hamis’i de ele geçirme harekatı yapılmasına rağmen şehre girecek timler arasındaki iletişimsizlik ve koordine sorunu Til Hamis operasyonunun ilk ayağını başarısız kıldı. Operasyon karşısında neye uğradığını şaşıran İŞİD, ÖSO ve İslami Cephe Deyre Zor’dan, Şadadi’den Al Hawl’dan çok donanımlı takviyeler yaptı Til Brak’a… YPG’nin 2 Ocak gecesi Til Koçer yönünden gelen motorize takviye gücü Qourtuba köyünde pusuya düşürüldü. 12 kayıp verildi. Bu pusuda iki YPG aracı kullanılmaz hale getirildi. Yaklaşık 1 haftalık zaman diliminde BAAS yanlısı Araplar da çevreden gelen Ahrar Al Şam takviyelerinden güç alarak “Kürtlerin Til Hamis ve Til Brak’ı işgal edecekeleri" propagandası yapmaya başladılar. 3 Ocak günü Til Hamis’in 2 km uzağındaki Hiseniye köyünde bir çete karargahına yönelik büyük bir öz güven ve eski krokilerdeki bilgilere güvenerek ilerleyen YPG birliği yine pusuya düşürüldü. Bu pusuda da 9 kayıp verildi. Bundan güç alan çeteler toparlanma imkanı buldu. Hiseniye köyünde konumlanan YPG birliğine saldırıp püskürttüler. Aynı gün Til Brak’ın dış mevzilerine de saldıran çeteler, Arap aşiretlerinin desteğiyle Til Brak’ın içindeki YPG mevzilerine de zorladılar. Ve ertesi gün YPG, Til Brak’tan çekilmek zorunda kaldı. YPG güçleri Til Hamis’e saldırıda ısrar edince çetelerin beklenmedik direnci karşısında 4 Ocak gecesi şehrin kuzeyindeki köylere çekilmek zorunda kaldı. Moral bozukluğu ve koordine sorunundan ötürü sadece kayıp arkadaşları için intikam eylemleri yapmak isteyen YPG’liler de başarısız oldu. BAAS’çı aşiretler çetelerle ortak şekilde YPG’ye yönelik karşıt saldırı başlattılar. YPG’yi geriletmeye başladılar. 60’ya yakın çeteci ve Arap milis öldürüldü. 49 YPG savaşçısı ve milisi şehit düştü. YPG Til Brak ve Til Hamis operasyonları kapsamında denetime aldığı Arap köylerinin tamamından çekildi. Tel Maruf cephesi sağlamlaştırıldı.
   YPG açısından yenilginin olası sonuçları:
YPG, Til Hamis ve til Brak operasyonlarının sonuçlarını taktik olarak yenilgi saymasa da kayıplar bazında trajedi olarak nitelendiriyor. 2012’den beri çetelerle ve BAAS güçleriyle yaşanan çatışmalarda en hazin kayıplarını vermiştir. 2013 yazında ve güz aylarında Girke Lege Til Koçer köylerinde daha büyük saldırıları kırmasına ve daha büyük operasyonlar yapmasına rağmen YPG bu kadar kayıp vermemişti. Til Hamis ve Til Brak operasyonu sonuçlarından moral alan çeteler önümüzdeki dönemlerde Qamişlo’nun güneyindeki Til Maruf’a ve Til Koçer’e yönelik saldırı yapabilirler. YPG’nin 2014 taktik planlamasında gecikmeler olacaktır. (‘2014 Newroz’unda ve 19 Temmuz devrimi yıl dönümünde çok büyük hamleler gerçekleşecekti.Şimdilik bu kadarını yazmakta fayda var) YPG bundan sonra daha ince ve daha sabırlı taktik planlamalar ve harekatlar yapacaktır. Yeni durum değerlendirmesiyle beraber Til Hamis operasyonun sonuçlarının da taktik komutasını idari ve hukuki hesaba alacaktır. Kürdistanlıların  kalıcı zafer inançlarını kırmaya yönelik her türlü tehditin bertaraf edilmesi için daha güçlü maddi manevi donanımla Kürt topraklarındaki sömürgeci işgal sonlandırılacaktır. Bu Cenevreli ya da Cenevresiz olacaktır. Ama bir şekilde olacaktır. Artık geri dönüşü olmayan bir yola girdik.
    Alçak BAAS ve İslami Cephenin propaganda ortaklığı:
Til Hamis ve Til Brak operasyonlarının yapıldığı günlerde BAAS kaynakları-İslami Cephe-İŞİD kaynakları ve kimi ENKS tandanslı Kürt haber kaynakları YPG’yi BAAS’a angaje ortak gösterme gayreti içine girdiler. Bu propaganda daha önceki başarılı operasyonlarda da aynen servis edilmişti. Fakat YPG’nin geri çekilmesiyle sonuçlanan bu harekatın sonunda hangi BAAS askeri hangi BAAS ulusal savunma gücü ya da milisinin çatışmalarda yer aldığı ya da öldüğü açıklanmadı da… Türkçe-Kürtçe-Arapça yapılan Aşağılık haberler yine unutuldu. Kürdistan ulusunun ve Kürdistan’da yaşayan diğer halkların demokratik devrimini gölgelemeyi adeta görev sayan bu aşağılık üçlü mekanizmanın birbirini yemesi dileğiyle…





Yorumlar

  1. 30-40 yillik savas tercübemiz,yasanan bu olumsuzlugu asacagi bir kesindir,ypg ve rojava devrimine inancimiz düsmani bertraf edeceketir

    YanıtlaSil
  2. 3. dünya savaşı şu anda Suriye'de yaşanıyor desek yeridir. Devletler kendi adlarına savaşmıyor olabilirler ama onların yerine vekaleten savaşanlar var. Kürt Özgürlük Hareketi böylesine zorlu ve yıkıcı bir ortamda Rojava'yı yalnız bırakmadı ve Rojava'yı son 2.5 yıldan bu yana büyük bir başarıyla koruyor. Savaşın bir gerçeği de elbetteki ödenen bedellerdir. Til Hemîs gibi yol kazaları bu denli büyük bir savaşta olabilecek durumlardır. Bizlere düşen şehitlerin çizgisi temelinde bulunduğumuz her ortamda Rojava devrimine destek olmaktır.

    YanıtlaSil
  3. Elinizden Geleni Değil Yapılması Gerekeni Yapılmalı

    Rojavanın şuanki durumunu bir ağaç örneğine benzetebiliriz.
    Ağaç kök,gövde ve dallardan oluşur. Bu ağaç zamanla hem köküyle toprak altında kök sarar (kalıcı hale gelir) hem de dallarıyla çevresine genişleyebildiğince genişler uzayabildiğince uzar.
    Ben Rojavada gördüğümü bu ağaca benzetiyorum: İşidin işgal ettiği yerleri, işgal etmeye çalıştığı yerleri ve buna karşı Ypg'nin mücadelesini.
    Şuan Ypg'nin yaptığı ağacın dallarını budamak ( köyleri alarak, çok küçük kasabaları alarak...)
    Burda iki büyük hata var : ilki dalı budadığında budadığın yerden bir süre sonra tekrar yeni bir dal çıkar.İkicisi dalları budandığında budanmayan ( ana dalı,budanandaki sonraki kısım ) kısmı güçlenir. Çünkü kesilen dallara gidecek güç budanmayan kısma gider bu durumda.
    Tıbkı Ypg nin aldığı köylerden,kasabalardan kaçan İşid çetecilerin toplandığı yerler Til Brak ve Til Hamis gibi.
    İşid çetecilerin hem Til koçer , Tel xalef hem de birçok köyden kaçıp Haseki kırsallarına toplanması bir güç birikmesi oluşturmuştur.
    Til Brak ve Til Hamis kasabalarını aynen budanan ağacın, ağacın o dallara gönderdiği gücü budanmayan kısma göndermesidir.
    Ypg nin bunun farkında olmayışı veyahut farkında olup ciddiye almayışı, çok büyük hatalara neden oldu.
    Alınan yerlerdeki İşid çetecilerin çoğunluğu Haseki kırsallarına yerleşmişlerdi. Onun için baskından çok kısa bir süre sonra birçok taraftan güçlü takviyelerle Ypg ye saldırmalarına neden oldu.
    Bu durumda Ypg nin aldığı köyleri de bırakmak zorunda kaldı. Bunu da ağacın dallarını tekrar çıkartması, uzatmasına benzetebiliriz.
    Tüm emek boşuna gitmiş oldu ve onca zararla birlikte.
    Tam benim burada anlamadığım Ypg nin dallarla uğraşması; Tıl Abyad, Azez gibi yerler dururken.
    Bence artık dalları budamayı bırakıp İşid çetecilerin Rojavadaki kökle gövdesini veya ana dallarıyla kökleri arasındaki bağlantıyı kesmeli.
    Ypg Tıl Abyad ile Azezi İşid çetecilerin kökünden ayırmalı ( bağlantıyı kesmeli ) ki ikidebir Rojavaya yapılan saldırıları engellesin.
    Bu iki şehir alındıktan sonra yani ağacı gövdesinin ortasından kestiğinizde kesilen toprak kısmında kalan bölgelerden küçük filizler şeklinde uzamaya çalışırlarsada daha kolay bir şekilde önlem alınıp kesilebilir, uzanması engellenebilir.
    Zaten bu iki şehir alındıktan sonra Ypg nin şuan almaya çalıştığı köyleri ağaçtan düşen elmalar gibi toplayacak ypg.
    Her şeyden önce Cizir bölgesiyle Kobani Afrin arasındaki bağlantıyı kursunlar artık.
    Herkes bölgelerinde kök sarmaya başladı. Hatta bazı şehirlerin etnik yapısını o etnik ismiyle anılmaya başlandı ( Azez türkmen şehridir , türkmenler katliama maruz kalıyor... )
    İleride büyük oyunlar oynanır ( Hatay, Araplardan alınması gibi ) bu iki şehirde; sırf Kürtlerin eline geçmesi diye.
    Ypg, şehirler hazır İşid çetecilerin elindeyken fırsat var vursun alsın fazla tepki gelmez.Ama işi geçiktirilse Ypg ( zamana bırakılsa :) Barzanin Kerkük konusunda yaptığı hataya düşmüş olacaklar.
    Savaş anında ne yaparsan yaparsın,savaş bittikten sonra orayı alayım,şurayı alayım diyemezsin.Uluslar arası güçler izin vermez
    YPG hedefleri büyük olsun tıl Abyad ve Azezi almalarını bekliyoruz...


    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarihi Kürdistan Kavşağında Kürt çapsızlığı

BAAS’ın gerçekte yaptıkları; Operasyonel “Türk gazeteci” timlerinin yansıttıkları