Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Jarablus üzerine erken yorum

Jarablus'a TC destekli grupların girmesiyle Suriye'de ve Rojava'da yeni durum değerlendirmesine ihtiyaç vardır. Tc'nin Rusya üzerinden yürüttüğü savaş diplomasisi şimdilik sahada TC lehine başarılı sonuçlar verdi. Diplomasilerde “karşılıklı çıkarlar” esas alındığında aslında hepimizin merak ettiği şey Rusya ve ona yanlanmış ülkelerin ne kazanacağı? Ki henüz bunun somut bir emaresi ortada yok. Rusya'nın Suriye savaşına İran ile ortak yatırımı var. Ki büyük bombardımanlar yaptı. Sahada askerleri de öldürüldü. Rusya'nın TC ile Suriye pazarlığında Erdoğan ve rejiminden neler istediği sanırım en büyük muamma. TC, bu ilişkiden bir başka açıdan karşı çıkmıştır. ABD'nin kaygı duymasını başarmıştır. Zira ABD’nin kontrolündeki TC “kontrol dışı” manyaklıklar yapmaya aday. ABD açısından “idare edilebilir müttefik” olmaktan çıkmaya yakın. Jarablus'ta bugün olan biten her şeyi haZırlayan arka plan bu bence. Türkiye hükümeti Rusya ve ABD onaylı Jarablus …

Türk özel savaşının yeni baltaları; genç siviller

Bir balta basit midir, yoksa ağzı ve sapı var diye karışık mıdır? Bence daha karışık bir bir nesne balta. Sapını, işlevini, metal ağzını, tasarlayandan tutalım da bunu üreten mekanizmaya, bundan para kazanan sisteme kadar deşersek sandığımızdan daha karışık bir mesele. Türkiye'de hem garip hem basit hem de karmaşık bir gruptan söz edeceğim. İlk bakışta balta ile özdeşleştirilebilecek kadar basitler. Yine balta kadar karışıklar da... Genç sivil diye ortaya çıktılar, iktidarla ilişkileri süresince temel işlevleri anti PKK faaliyetleri oldu. Özelde PKK genelde Kürdistan ile dertleri olan tüm gruplara danışma, kirli işlerini aklama hizmeti verdiler. Bunu zaman zaman liberal demokrasi adına yapıp Ergenekon darbeciliği karşıtı oldular kimi zaman demokratik sosyalizm adına yapıp halkçı kesildiler, yer yer “minimal Kürtçü talepler” ile KDP’li, hak parlı, rızgarici, kawacı, hüda parlı, korucu, konformist metropol genci her kılıkta boy gösterdiler. İslamcı iktidar gücü arttıkça …

Tarihi Kürdistan Kavşağında Kürt çapsızlığı

9  Ağutos’ta Erdoğan, Putin ile özellikle Suriye konusunda yeni bir plan geliştirmek için görüştü. Görüşmede Türkiye ve Rusya arasında Suriye krizinden kaynaklı sorunlar ele alındı. İki saatlik görüşme sonrası Türk basını pembe tablo çizerken Rus basını daha temkinli davrandı. Rus basınındaki genel kanıya göre Suriye konusunda iki ülke hala fikir ayrılıklarını koruyor. Ria Novosti ve İTAR TASS pozitif gelişmelerin olabileceğini taşıdı haber ve yorumlarına. Görüşme, Batı’da da ilgiyle izlendi.
   12 Ağustos’ta YPG öncülüğündeki SDF güçleri, Suriye Kürdistan'ın Manbej kentini İŞİD teröründen 73 gün süren operasyon sonrasında tamamen kurtardı. Rusya, bu operasyona temkinli yaklaştı. ABD ve koalisyon güçleri gelişmeden duydukları memnuniyetİ dile getirdiler. Pentagon, büyük bir İŞİD konvoyunun sivilleri kalkan yaparak Türkiye'ye doğru yol aldığını duyurdu. Aynı açıklamada Türkiye sınırından Suriye'ye geçen cihatçı sayısının ayda 2000’lerden 400-500’e düştüğünü hatırlattı. Bu …

Neler olacak

Yeni bir süreç başladı. 
Sosyal medyada Gerilla TV üzerinden servis edilen kobra helikopter düşürme görüntüleri üzerine epey konuşuldu. Video özellikle Türk Genelkurmay’nın “kaza kırım” açıklamasını çürüğe çıkarması açısından sansasyoneldi. Zira Türk rejimi, askeri savaş propagandasında dibe vurdu. Bunun resmiydi. 
Peki neydi bu kadar sansasyonel olan ve bundan sonra ne olacak?
Öncelikle bu videolar yeni değil. Gerilla TV bu tarz videoları hep yayınlıyordu ancak kalitenin düşüklüğü, çekim açısının kapsayıcı olmaması gibi teknik nedenlerden dolayı kolayca “montaj” ya da “başka bir yere ait görüntü” gibi etiketlerle yaftalanabiliyordu. Kürt Networks zaman Zaman bu tip servislerle bilgilendirme işini iyi yapıyor. (Birçok defa birçok habere bocalamasına rağmen Türk basınına göre oldukça inandırıcı). Olayın bu kadar sansasyonel olmasının tek bir sebebi var. TSK’nin Türk halkının gözündeki güvenirliliği. Öyle ki Türk sol hareketlerinde bile TSK’nin verilerine ve açıklamalarına sarsılmaz bi…

HDP'nin kafa karışıklığı üzerine

http://www.imctv.com.tr/turkiyenin-dogusuyla-batisini-birbirinden-koparmaya-calisiyorlar/ HDP Eş Başkanlarından Figen Yüksekdağ’ın son iki aydır Kürdistan’da yaşanan çatışmalara dair açıklaması eğer gerçekten buysa faciadır. En başında bir gerçeği belirtmekte fayda var. Siyasi partilerin esneme payı “temel ilkeler” den gayrıdır. Kürdistan adından feragat edilerek halklar siyaseti yapılmaz. Bunun için HDP’ye ihtiyaç yok. Kürdistan’a “Doğu” diyen onlarca parti var, eğer Kürtler isteseydi o partilere oy verirlerdi. Kürdistan adının kalıcı olması ve anayasal güvencelere kavuşması için HDP kuruldu, halklar siyasetinin bununla doğrudan ilgisi var. Bu açıklama da ilk değil. Mahalle mahalle, köy köy gezerken Kürdistan diyen HDP eş başkanları büyük mitinglerde, basın açıklamalarında bu adı kullanmaktan adeta kaçıyorlar. Bir dönem Öcalan’a “Sayın” demenin politik bir cezası vardı. İnsanlar bıkmadan o cezayı verenlere geri adım attırdılar. 80 vekillik bir parti ki içinde sol enternasyonalist gel…

Türk aydını, pabucumun aydını

Belki biraz iddialı bir çıkış olacak ama bence günümüz dünyasının insan profili açısından en büyük handikabı “militan entelektüel” kimliğin eksikliğidir. Montaigne bir denemesinde “Kralların şaştığım tarafı, hayranlarının bu kadar bol olmasıdır, oysa onların önlerinde bükülen dizlerimiz olsun, aklımız değil.” der. Modern dünya ile birlikte otorite biçimleri değişti, sarsılmaz-sonsuz olduğu düşünülen imparatorlardan günümüze onların tortuları kaldı: Önem sırasına göre: Diktatörler, faşist liderler, oligark başkanlar,  güçlü-karizmatik liderler… Hepsinin ortak özelliği kendilerine itaat edecek bir sürü aydın, yazar-çizer tayfa bulmaları… Üstelik binlerce danışman, akademisyen bu tip liderlerin gücüne güç katmak için konferanslar verir, paneller düzenler, yayınlar yapar, televizyonlarda sunumlar gerçekleştirirler. Ama tarihte birileri var ki bu güç delilerinin sultalarını takmadı bile…     J. P Sartre, sadece kendisini Stockholm hava alanında karşılayacak yüzlerce gazeteciyle “hasbihâl…

TAK olmazsa ne olur

Ankara’da Türk hava kuvvetleri personeline yönelik geliştirilen eylemden sonra herkes birşeyler yazıp çizdi. Ben eksik kaldım. Eylemi TAK dışında da üstlenen örgüt yok.  TAK’ın bu eylemi yapma gerekçeleri ortada. Zaten yayınladıkları bildiride açık ifade etmişlerdir. Türk devletinin YPG/PYD bağı ısrarı ise diplomatik alanda Kürtlere şans olarak geri dönüyor. Zira uluslarası alan Türkler kadar bok beyinli değil. Sözgelimi A örgütü eylem yaptığında gidip B örgütüne saldırmıyor kimse. Zaten böyle bir tarz ancak çaresizlik olurdu. Zaman, mekan açısından YPG ve bileşenlerinin Türkiye'de eylem yapmasını hiçbir Kürt arzu etmiyor. Ama PKK ve bileşenlerinin Cizre’deki, Sur’daki devlet katliamcılığını cezalandırmasını neredeyse Kürtlerin büyük büyük bölümü arzulamaktadır. Şiddetle arzulamaktadır, zira TAK’ın son eylemi her Kürt’te değişik pozitif etkiler yaptı. Devletin vahşi yüzünün cezasız kalmayacağı, bırakılmayacağı morali oldu öncelikler. Tüm bunlar bir yana Ankara eylemi neden destekl…

Makul siyasi çözümcü Kürtler

Şark ıslahat planını Türkçü İslamcı nesil barbarlar aracılığıyla güncelleyen TC sistemine karşı yeni modern Hoybun deklarasyonu beklerken “adlarını ancak PKK karşıtı açıklamalarda bulabildğimiz” altı tane olduğu iddia edilen Kürt partisi,  savaşın sonlandırılması talebiyle bir toplantı gerçekleştiriyor. Toplantının sonucunda PKK'yi kayıtsız şartsız şiddeti bırakmaya davet eden bir çağrı yayınlanıyor. Eğer toplantı katılımcıları cahil değilse TC sisteminin Kürdistan'da askeri çözümle Kürt ve Kürdistan meselesini sonlandırması planının parçası haline geldiklerini de bilince çıkarırlar. Zira sonuç bildirgesinde sözünü ettikleri siyasi çözümün A’sını bile bilmiyorlar ya da bildikleri halde Kürt topraklarını yeniden ilhak eden kirliliğin birer lekesi olmuşlardır. Kürdistan meselesinin siyasi çözümü için PKK lideri ve PKK siyasi temsiliyeti yıllardır Türk devletiyle bir süreç yürütüyordu. Bu sürecin kansız yürümesi için birçok Kürt yurtseverini duygusal bağlamda sarsaracak garip te…

Master planına karşı modern Hoybun bildirisi elzemdir

Entrikacı, dalavereci barbar Türk tarihi ile Kürtlerin makus tarihi 2016 şubatında yine çakıştı(çatıştı). Zira 13 Şubat 1925’te  dönemin romantik barbarı Atatürk tarafından ikinci Adama  sipariş edilen Şark ıslahat planı yine bir şubat günü yeni dönemin Türk barbarı Erdoğan tarafından ikinci Adam vasıtasıyla güncellendi. O dönem de  Diyarbakır merkezli bir isyan vardı ve bastırılmıştı. Sonunda 46 Kürt isyancı idam edildi. Günümüzde ise devam eden bir Kürt isyanı var, etkisi giderek devletimsi bir etkiye dönüşmekte. Henüz bastırılmış değil, bastırılacağa da benzemiyor. 1925 isyanını takip eden birçok Kürt isyanı oldu ama lokal oldukları için ezildi. Tarihle ilgilenen herkes bu süreci az çok bilir. Bunun teknik bilgisi ve içeriğini yazacak değilim. Ama bastırılmış isyana rağmen dönemin Kürt Aydın'larının kurduğu Hoybun’nun karşıt bildirisinin bugün Kürt cephesi tarafından güncellenmesi elzemdir. O dönemin Kürt dünyasının çok çok üstünde imkana ve güce sahibiz. Güney Kürdistan'd…

Kürt yasal siyasetinin iflası üzerine

Türk rejimi son Kürdistan savaşıyla “çökertme ve imha” konseptini büyük bir özgüvenle bir daha devreye soktu. Kemalist rejimin 1993-94-95li yıllarda dayattığı Kürdistan kırsalını “insansızlaştırma” vandallığını 2015-16’da İslamcı rejim güncelleyerek kasabaları, şehirleri insansızlaştırma eşiğine getirdi. Düşmandan beklenen, pekala sürpriz olmayan bir hamle. Benim mesele etmek istedim ise düşmanın bu barbar niteliklerine karşı Kürt siyasetinin değişik formlarının durumu. KDP’yi de Kürt siyasetinden sayarsak değişik tonlardaki Kürt siyasi hareketleri ezik siyasi yaklaşımlarla Kürdistan’ın herhangi bir yerinde direnen gençlerin ruhuna işkence ediyor. 1932’deki Süleymaniye’nin havadan bombalanmasını da sayarsak yetmiş yıl boyunca özgür ve müstakil Kürdistan uğruna savaştığını iddia edenler, geride bırakılmış yüzbinlerce Kürt şehidine ve yıkılmış, haritadan silinmiş Kürt yerleşim birimlerinin hesabını vermeliler. Zira Güney Kürdistan defalarca düşmanın saldırısına uğramış, orada yaşayanlar…

Kurdisch "düzenbaz" : Ginger ve Rosalyn

Resim
Twitter'da ve değişik sosyal ağlarda tek bir yaralı Kürt daha kurtulsun veya tek bir insana daha yardım ulaştırılsın diye sürekli çaba harcayan Kürt aktivizminin tam karşısında konumlanan “ kurdisch düzenbazlar” diye niteleyebileceğimiz tipleri es geçmemek lazım. Mesela bugünlerde Sedat için, Cihan için, Ruken için ulaşabildikleri her mecraya iyi niyetleriyle  yoğun mesaj atan Kürt aktivistler varken bir de Türk İslamcı çetelere ve onların değişik formlarına PKK, pyd ve ydgh’nin ne kadar kötü olduğunu düzmece röportajlar, gerçeklikten kopuk haberler, devletin hizmetine veri olarak sunulmuş yorumlArla kanıtlamaya çalışan adları Kürtçe ama işlevleri “Ginger ve Rosalyn” olan tiplerle tanıştık. Dedektif gibiler, sürekli Kürt ulusal hareketi bileşenlerinin nerede açık vereceklerini,nerede kusur işleyeceklerini süzerler. İlk fırsatta PKK tandanslı kuruluşların, örgütlerin en ufak bir açıklarında Türk İslamcı abi ve ablalarına gammazı verirler. Zira PKK ile ilişkilerinde ticari ya da ya…

Hendek mevzusu

Hendek mevzusu üzerine
PKK’ye eleştiri yapılırken onun direniş ve ana hedefi olan Kürdistan’a şu veya bu düzeyde siyasi idari statü talebini hiçleştirmek gayretleri Türk devleti ve onun bölgedeki tetikçi kuruluşlarını cesaretlendirmekten başka işe yaramaz. 1978’den beri form değiştirerek günümüze aktarılan PKK karşıtı propagandaya o tarihten bu yana çeşitli Kürt grupları aracı olmuştur. Türk devlet odaklarının “Ermeni dölü PKK” söylemine çeşitli tonlarda eşlik eden bazı Kürt grupları “Hendek ve özyönetim” konusunda komşu, cahil, barbar Türklerden daha kalitesiz argümanlar üretme yarışındılar.  Başta KDP ve onun etrafına kümelenen küçük gruplar, Hendekleri “şehirleri yaşanmaz kılan” bir direniş biçimi olarak değerlendiriyorlar. Eğer ulusal sorularınızın varlığına inanıyor ve bunu çözmek istiyorsanız iki tip mücadele elzem. Biri şiddet yoluyla düşmanı yenme ya da hizaya çekip barışçıl çözüm geliştirme diğeri ulusal sorunların varlığını reddederek Türk gibi yaşama... Her barışçıl çözüm t…