Kürt yasal siyasetinin iflası üzerine

Türk rejimi son Kürdistan savaşıyla “çökertme ve imha” konseptini büyük bir özgüvenle bir daha devreye soktu. Kemalist rejimin 1993-94-95li yıllarda dayattığı Kürdistan kırsalını “insansızlaştırma” vandallığını 2015-16’da İslamcı rejim güncelleyerek kasabaları, şehirleri insansızlaştırma eşiğine getirdi. Düşmandan beklenen, pekala sürpriz olmayan bir hamle. Benim mesele etmek istedim ise düşmanın bu barbar niteliklerine karşı Kürt siyasetinin değişik formlarının durumu. KDP’yi de Kürt siyasetinden sayarsak değişik tonlardaki Kürt siyasi hareketleri ezik siyasi yaklaşımlarla Kürdistan’ın herhangi bir yerinde direnen gençlerin ruhuna işkence ediyor. 1932’deki Süleymaniye’nin havadan bombalanmasını da sayarsak yetmiş yıl boyunca özgür ve müstakil Kürdistan uğruna savaştığını iddia edenler, geride bırakılmış yüzbinlerce Kürt şehidine ve yıkılmış, haritadan silinmiş Kürt yerleşim birimlerinin hesabını vermeliler. Zira Güney Kürdistan defalarca düşmanın saldırısına uğramış, orada yaşayanlar soykırımdan geçirilmiştir. Ama bugün düşmanın dayattığı barbarlığın tüm mesuliyetini PKK’ye yıkmak isteyen bir KDP ve Barzaniler gerçeği var. Henüz kuzeyli bir  Kürt şehidin evini ziyaret etmiş değiller, bir taziye mesajı yayınlamış değiller. Mulatolar gibiler. Türk devletİ Kürtlerin evinde mehter marşı okuyup onları hizaya sokmak isterken bunlar dışarıdaki kardeşlerinden petrol ve at hırsızlığı yapmaktalar. (Cenevre’de Smdk ile aynı kaptan yemlenmeleri vs) Sünni blok fantezisiyle Kürtlerin en büyük kitle partisi PKK'ye olanca düşmanlıklarıyla saldırıyorlar ya da Kürt ulusuna karşı yapılan saldırıların tüm sorumluluğunu PKK'ye atıyorlar. En son Türk sermayesinin en kirli heriflerinden birinin taZiyesine geldi bay netice! Kirlenmişliğin bu kadarı mulatoları bile hırçınlaştırır.
    Güneyde bunlar olurken kuzey Kürt siyaseti doğru işler yapıyor mu? Sokaklarda ele geçirdikleri gençlerimize zorla bayrak öptüren ve marş okutan köpeklerin devletinin bayrağı ve kurucusunun posterlerini astılar son kongrelerinde. Ortak vatan vurgusuyla Kürtlerin tarihten gelen doğal ve ulusal haklarını sahne arkasına ittiler. Bu Türk rejiminin zaferidir. Hdp kongresi Türk rejiminin zaferidir. Çoğu hukuk ve sosyal bilimler eğitimi almış vekillerimiz, İslamcı diktatörün azgınca argümanına karşı hala “insanlık, vicdan, halklar” söylemiyle siyaset yaptığını sanıyor. Bu savaş, askeri olarak PKK -Türk Ordu'su polisi savaşı olarak görülebilir, ama siyasi arka planını Türk rejiminin açıkça deklare ettiği gibi Türk devletinin Kürt ulusunun en doğal haklarına karşı yürüttüğü bir kampanyadır. Kürtlere çevrilmiş namlular herhangi bir insanlığa ya da halklara çevrilmiş değil. Apaçık Kürt ve Kürdistan istemine saldırılıyor.  Vekillerimiz ya bunu kavrayamadılar ya da pişkinlik ediyorlar. Eğer kavrayamadılarsa ciddi bir kurul şart, yok kavradıkları halde pişkinlik yapıyorlarsa özgür ve müstakil Kürdistan hedefi adına Hdp’yi siyaseten cezalandırmak, desteği çekmek ise akılda tutulmalı. Devletin bekası için her türlü barbarlığı yapan bir kavmin refere edilmesinden anlıyoruz ki Türk rejimi Türk milletinin siyasi ve ekonomik konforu için Kürt ulusuna diz çöktürmeyi kafasına koymıuş. O zaman ülke ve millet davasına dönmekten başka çare yok. Kürdistan ulusçuluğu artık günlük siyasetin temel argümanı olmalı. Ancak böyle haklı olabileceğimizi dışarıya anlatabiliriz. Eğer ülke ve ulus davası değilse de Hdp ve diğer rt siyasi hareketler, tüm silahlı pkklileri silahsızlandıracak yol yöntem bulmalılar. Zira uygar dünyada ulusal ve ülke haklarını talep etmek dışında silahlı mücadele pek kıymet verilen bir şey değil. Türkiye'ye demokrasi gelsin talebiyle elde silah olmaz.
     Türkiye'ye silahsız da demokrasi gelir, Kürtler bundan payını alır, ama Kürtlerin ulus ve  ülke sorunu varsa o Zaman dünyanın hiçbir gücü Kürt’ün;  çakaldan sırtlandan  türediğini iddia eden  kavme karşı namlusunu bükemez.
   Yazı dağınık oldu ama sadece yazmak istedim. Dağınık ya da değil.

Yorumlar

  1. Hdp daima açık bir kapı işlevini üstlenmek zorunda bu bizzat Abdullah Öcalan'ın talebidir çünkü yaratılmak istenen nihayetinde demokratik türkiye cumhuriyetidir. Pkk bahar gelince asker bağlamda belini kıracağı tsk'nın etkisini tayyip erdoğanın suratında görecektir fakat tayyip erdoğanın düşüşü birilerine mal olmalı bu kısmen chp ve hdpye olacaktır. Bu yüzden ortadoğu kapısını batı için kullanışlı kılan karakol işlevindeki tc'yi dizginlemek siyasal anlamda hdp'nin elinde. Her ne kadar ortak vatan vurgusu bugün savaşan kürtler için can sıkıcı olsa da stratejin anlamda oldukça yerinde ve akılcı hamle onun dışında bakur'un türk devletine yaranmasının hiç bir mazereti yok bütünü ile yaradır.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAAS’ın gerçekte yaptıkları; Operasyonel “Türk gazeteci” timlerinin yansıttıkları

Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

Derik'ten Kürdistan'a bakan en güze yüz