Master planına karşı modern Hoybun bildirisi elzemdir

 Entrikacı, dalavereci barbar Türk tarihi ile Kürtlerin makus tarihi 2016 şubatında yine çakıştı(çatıştı). Zira 13 Şubat 1925’te  dönemin romantik barbarı Atatürk tarafından ikinci Adama  sipariş edilen Şark ıslahat planı yine bir şubat günü yeni dönemin Türk barbarı Erdoğan tarafından ikinci Adam vasıtasıyla güncellendi. O dönem de  Diyarbakır merkezli bir isyan vardı ve bastırılmıştı. Sonunda 46 Kürt isyancı idam edildi. Günümüzde ise devam eden bir Kürt isyanı var, etkisi giderek devletimsi bir etkiye dönüşmekte. Henüz bastırılmış değil, bastırılacağa da benzemiyor. 1925 isyanını takip eden birçok Kürt isyanı oldu ama lokal oldukları için ezildi. Tarihle ilgilenen herkes bu süreci az çok bilir. Bunun teknik bilgisi ve içeriğini yazacak değilim. Ama bastırılmış isyana rağmen dönemin Kürt Aydın'larının kurduğu Hoybun’nun karşıt bildirisinin bugün Kürt cephesi tarafından güncellenmesi elzemdir. O dönemin Kürt dünyasının çok çok üstünde imkana ve güce sahibiz. Güney Kürdistan'da devletimsi bir yapı var, Rojava’da dengeleri sarsacak bir güce erişmek üzereyiz, kuzey Kürdistan'da en zor koşullarda dirilmeyi neredeyse görev bilen PKK gerçeği var. Tüm bu olguların yarattığı birikimden faydalanmak isteyen çoğu aydın insanın temsil ettiği HDP söz konusu. O zaman Türk devleti ıslahat planını Master planı diye yeni nesil islamcılar eliyle güncelliyorsa dönemin zayıf, yetersiz önderlikleri yüzünden yenilgiye uğrayan Kürt hareketinin aydın birikimini oluşturan Hoybun'nun yayınladığı bildiriye denk bir deklarasyon da bugün elzemdir. Hoybun'nun 1928’de yayınladığı bildiri:
- Kürdistan sorunu, Türkiye'deki günlük gazeteler hükümet tarafından sansür edildiği için yazılmadığı gibi uygar dünya tarafından da ihmal edilmiştir. Şüphesiz ki Kürdistan’ın parçalarındaki ülkeleri yöneten Batılı güçler sorunu tam olarak bilebilirler. Gün geçmiyor ki bu ülkelerin bazılarında bunu görenler Kürtlerin yaşadıkları talihsizlikleri anlatanlar olmasın. Bir kere daha tekrarlayalım ki uygar dünya nezdinde Kürdistan sorunu bir ülke ve millet sorunu olarak ele alınmamıştır.  Ama Kürdistan sorunu vardır, tek evladı kalana kadar da devam edecektir. Bu gerçek ulusun özgürlüğü yakaladığı gün bitecektir. Kürdistan halkı özgür yaşamak istiyor.
             Yeryüzündeki kardeşler!
Sizler bu talihsiz kardeşinizi yalnız mı bırakacaksınız? Hayır, asla böyle olmamalı. Sizler özgür ve mutlusunuz. Büyük, meşakkatli davamızda bize yardım edin. Bu asil davranışınız bugün ve gelecekteki nesillerimizce anılacaktır. Yaşasın özgürlük!”
    Sözü uzatmaya gerek yok. Türkiye'ye demokrasi, halklara kardeşlik, Türkiye halkları masalına kaçmadan Kürdistan’a öZgürlük şiyarı güncellenmeli. Başkan Öcalan’ın zayıf dönem ve çatışmasızlık dönemi paradigması ancak barışçıl süreç için siyasi çözümü kolaylaştırmak adına sahiplenildi. Bugün yine Başkan Öcalan’ın 1978’de solcu kimliğiyle güncellediği modern Hoybun devrim manifestosunu demokratik, özgür, seküler Kürdistan rüyasıyla deklare etme zamanıdır. İslamcı Türk barbarlığına karşı barikatlarda savaşan direniş gençliğinin ruhu azap duymasın diye... Çakal ırkın potinleri, salyaları ile kirlettiği kentlerimİzin sosyal ve tarihi dokusu için...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAAS’ın gerçekte yaptıkları; Operasyonel “Türk gazeteci” timlerinin yansıttıkları

Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

Derik'ten Kürdistan'a bakan en güze yüz