HDP'nin kafa karışıklığı üzerine

http://www.imctv.com.tr/turkiyenin-dogusuyla-batisini-birbirinden-koparmaya-calisiyorlar/ HDP Eş Başkanlarından Figen Yüksekdağ’ın son iki aydır Kürdistan’da yaşanan çatışmalara dair açıklaması eğer gerçekten buysa faciadır. En başında bir gerçeği belirtmekte fayda var. Siyasi partilerin esneme payı “temel ilkeler” den gayrıdır. Kürdistan adından feragat edilerek halklar siyaseti yapılmaz. Bunun için HDP’ye ihtiyaç yok. Kürdistan’a “Doğu” diyen onlarca parti var, eğer Kürtler isteseydi o partilere oy verirlerdi. Kürdistan adının kalıcı olması ve anayasal güvencelere kavuşması için HDP kuruldu, halklar siyasetinin bununla doğrudan ilgisi var. Bu açıklama da ilk değil. Mahalle mahalle, köy köy gezerken Kürdistan diyen HDP eş başkanları büyük mitinglerde, basın açıklamalarında bu adı kullanmaktan adeta kaçıyorlar. Bir dönem Öcalan’a “Sayın” demenin politik bir cezası vardı. İnsanlar bıkmadan o cezayı verenlere geri adım attırdılar. 80 vekillik bir parti ki içinde sol enternasyonalist geleneklerden insanlar da var, Kürt Kürdistan adını her fırsatta söyleyebilmeli. Hiçbir oy kaygısı bunu engellememeli. 
     Neden Kürdistan? 
Zira bu adlandırmanın günlük dile yerleşmiş olmasının birkaç önemi var politik olarak da... Sorunun barışçıl yollarla çözümünü kolaylaştırır. Türklerin doğu ve güneydoğu diyen büyük bölümü de bu adlandırmanın yerleşmesiyle bir gerçeği kabulü de konusu. Uluslararası alanda siz Kürtlerin yaşadığı sorunları anlatmaya çalışırken “Doğu” derseniz Batılılar da yaşanan çatışmaları sadece Kriminal vakıalar üzerinden değerlendirir. Olay basit bir demokrasi meselesi halini alır. Figen Hanım’a ayrıca profesyonel bir danışman da şart gibi. Hiçbir PKK’li erkek ya da kadın “doğu ile Batı” ayrılmasın diye şehit olmuyor. Bunun Savaşı'nı verenler Türk askeri ve polisidir.  Türk güvenlik güçleri “Türkiye’nin 7 coğrafik Bölgesinin bekası” için ölüyor. Doğu ve güneydoğu dedikleri bölgelerde işgalcidirler. Tüm hukukları işgal hükmündedir. HDP’li yöneticilerin bunun farkında olduklarını düşünüyorum. “Doğu ve batısıyla Türkiye” için Türk askeri ve polisi ölüyor. PKK’liler Kürdistan için... Sorunun demokratik zeminlerde esnetilmiş ifadelerle konuşulması olağan, ama Kürdistan Adının vazgeçilmezliği zaten demokratik taleplerin başında geliyor. Kürt- Kürdistan adıyla dernek, vakıf, siyasi parti açma hakkıdır bu talep. Eğer halklar dediğiniz o çoklu paradigmanın içinde bu yoksa siz halklar siyaseti yapmıyorsunuz demek. Siz egemen ulusun merkezi stratejisine angaje şeyler yapıyorsunuzdur. Van’dan vekil seçilmiş biri için fazla yadırganacak sözler ve açıklamalar. Eğer PKK’lilerin Doğu ve Batı ayrılmasın diye öldüklerini düşünüyorsanız o zaman bu çatışmalara lüzum yok. PKK’yi ikna edin silahsızlanması için. İsviçre’de kantonlar birliği Confedereatio Helvatica” olarak resmi ad alır. Mesela Türkiye Cumhuriyeti adı değiştirilir ve hiçbir ulus adını çağrıştırmayacak yeni bir ülke kurarsanız içinde Kürdistan, Türkiye  olan bir bölgeler ve federasyonu ya da otonomilere razı olunursa o zaman halklar siyaseti amacına ulaşır. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği gibi de olur. Hiçbir ulusun ülkesi inkar edilmeden... 
    Barış için ölünmez! 
Hiç kimse barış için ölmez. Politik hedefleri olanlar bu hedeflerini gerçekleştirmek için şiddet uygularlar şiddet görürler. Şiddetin gerekçeleri Türkiye ve Kürdistan sınırları içinde ortada. Ulusal haklarından yoksun bırakılmış olanlar bu haklarına kavuşmak için savaşıyorlar. Barış, bu hakların anayasal güvenceye alınması için yapılacak düzenlemeler, verilecek devlet sözleri, yapılan ve yapılacak siyasi görüşmelerin tümüdür. Ölümcül olaylara sebep yasaların değiştirilmesi talebi savaş oluyor. Yeryüzünde barış için ölen ya da öldüren kolektif bir topluluk yok. Pratikte PKK, anayasal güvencelerin verilmesi halinde barışçıl ortama dönebileceğini söylüyor her defasında. Söz verilmediği ya da verilen sözler tutulmadığı için savaşıyorlar. PKK’nin şiddetini haklı yapan şey ise Türk Anayasa'sının Kürdistan’da işgal ve asimilasyon hükümleri. Bu hükümlerin son bulması için TC tarafının esnemesi, siyasi yöntemlere (seçim, referandum vs.) razı olması barış sürecinin esasını oluşturur. Bunun dışındakiler savaşçı siyasetin ürünleridir. 
  Politik argüman eksikliği
   Siyasi hedefler için  dinamik, günlük ve dönemsel ihtiyaçlara göre argümanlarla konuşmak var. Ama bu bile içinde bir incelik bir derinlik taşırsa anlamlı olur. Şunu kabul edelim: PKK, TC’yi askeri olarak yenilgiye uğratsaydı bağımsız Kürdistan kaçınılmaz bir olay olurdu. İki taraf yenişemediği için esnemek zorunda kaldı. TC tarafı egemenlik haklarını ulus devletin acımasız ilkelerinden vazgeçerek yumuşatacak, PKK de bağımsız Kürdistan’ın bir hak olduğunu ama bundan ve şiddet hakkından vazgeçeceğini beyan ederse barışçıl ortam olur. Bu tip kavgalarda işin oluru bu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAAS’ın gerçekte yaptıkları; Operasyonel “Türk gazeteci” timlerinin yansıttıkları

Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

Derik'ten Kürdistan'a bakan en güze yüz