Kayıtlar

pyd etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Rojava ve çevresinde sinirlere akseden politik oyunlar- @AmedDcle yazdı.

Suriye'de hem askeri cephelerdeki savaş hem de hayatın her alanındaki kaos tüm hızıyla derinleşiyor. Büyük bir umut olarak pazarlanan Cenevre 2'nin gerçekleşmesi ihtimali de giderek düşüyor. Zira uluslararası güçlerle Suriye'deki savaşın tarafları henüz anlaşmış değiller. Temel ilkelerde bir uzlaşma sağlanmış değil. Yeni dünya düzeninde küresel sermaye Ortadoğu konusunda kendi içinde iki cephe olarak çatışıyor: Siyasi istikrardan yana olup savaş ekonomisini reddedenler ile savaş ekonomisinden yana olup istikrarı reddedenler. Aslında Suriye savaşı kısmen bu sermaye gruplarıyla onlara eşlik eden, işbirliği halindeki yerel güçler arasında geçiyor. Ortadoğu devlet ve hükümetleri de bu karışık ilişki ağları içerisinde hem kendi politikalarına yön vermeye hem de komşu devletlerle ilişkilerini şekillendirmeye çalışıyorlar. Tüm bu karmaşanın ortasında net olan; ne istediğini bilen Rojava yönetiminin, komşuları ile kurmak istediği ilişkidir. Buna rağmen Rojava'daki öz yönet...

Rojava demokratik ulus devriminin diğer devrimlerle kıyası:1905-Portekiz-Mozambik-Güney Kürdistan

Resim
     Kısa kısa 1904’te Japonlar, Ruslara savaş ilan etmeseydi Rusya’daki demokratik devrimci taleplerin sesi o kadar gür çıkmayacaktı. Rus yoksul sınıflar için 1905 devriminin en belirgin kazanımı olan “anayasal monarşinin ilanı”, basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması sözü, kent meclislerinin kurulması, siyasi partilerin  de facto  faaliyet yürütmesi belki de gerçekleşmeyecekti. Devrim, modern insan için “uygarlaşma” talebidir. Kıstas olarak uygarlaşmayı aldığımızda ulusal, sosyal, kültürel, iktisadi ve politik hayatın her alanında önceki yaşantıların “talep edenler ” tarafından yerle bir edilmesi amacı devrimci bir taleptir. 22 Ocak 1905 tarihine Saint Petersburg Sarayı’na politik bilinci oldukça dar bir papazın öncülüğünde işçiler yürüdüğünde çara sunmak için hazırladıkları dilekçede bu talepler vardı: Genel af Yurttaş özgürlükleri (konut-seyahat, inanç-inanmama) Adil ücret Toprak reformu Genel ve eşit ...

Rojava devrimi Efrin Kantonundan fotoğraflar: Kürt aktivist @seyitevran21 objektifinden

Resim
Rojavaye Kürdistan demokratik ulus devrimi, bizim hayal ettiğimizin üstünde bir büyüleyiciliğe, tahminlerimizin ötesine bir gerçekliğe, tüm siyasi heyecanımızı aşan bir canlılığa sahip. Kadın ordulaşmasının politik askeri stratejiye ortak olması, bölgede yaşayan diğer halkların ( Ermenilerin, Süryanilerin, kısmen Türki halkların, Arapların ) desteğini alması ve bölgesel "öz yönetim" araçlarının (siyasi, askeri, sosyal, ekonomik ve kültürel) etkin kullanılması ise Kürdistan devriminin demokratik muhtevasını oluşturur. Ulusal yönü ise bölgesel statünün talep edilmesi, bunun adım adım gerçekleştirilmesi, Rojava'da ulusal okulların eğitime başlamasıdır. Rojava devrimi kısaca budur.   Benim favori karem bu. (Rojava'da "erkek" olmak zor )

Rojava meselesini @welatopinion twitterden uluslararası konumuyla değerlendirdi

1-Türkiye,İran ve KDP Rojava'da PYD'nin başarılı olmasını istemiyor. İran ve Türkiye KRG'yle olan jeopolitik ilişkilerinden hoşnut. 2- İran,Suriye ve Türkiye'de aktif silahlı güçleri bulunan bir ulus hareketi olarak KCK bu ülkelerin milli menfaatleri için daha büyük bir tehdit olarak algılanıyor. 3-Türkiye güçlü bir PYD ve Güçlü bir öz yönetime sahip Rojava'nın Türkiye Kürtleri üzerinde politik etkileri olacağını biliyor. 4-İran güçlü bir PYD'nin İran'a karşı savaşta PJAK'ı güçlendireceğini biliyor.Tahran merkez yönetimi için büyük bir tehdit. 5-KDP güçlü bir bir KCK görmek istemiyor çünkü KCK'yi jeopolitik değeri ve önemliliği için bir tehdit olarak görüyor. 6-KDP güçlü bir KCK'nin politik güçlerini muhafaza etmelerini sağlayan Güney'deki hükümetlerini ve tüm Kürdistan üzerindeki etkilerini tehdit edeceğini düşünüyor. 7-Kürt Yüksek Konseyi'nin rejim ve muhalifler arasındaki savaştaki nötr tavrı, gelecek planları adına Rojava'yi güçle...

BATI KURDİSTAN'DA SİYASİ PARTİLER

Resim
Coğrafi konumunu göz önüne aldığımızda tam karşılamıyor olsa da dilimize Batı Kurdistan, Rojava ya da “Küçük Güney” olarak yerleşen Suriye Kurdistan'ında; Xoybun'la başlayan örgütlenme arayışı Ağrı isyanının başarısızlıkla sonuçlanması ardından Xoybun'un etkisizleşmesiyle birlikte Suriye Komünist Partisi içerisinde devam etti. Komünist Partinin Kürt ulusal haklarına olan ilgisizliği ve Fransız Mandası sonrasında gelişen Arap milliyetçiliği Kürtleri daha ulusal bir çizgide örgütlenmeye yöneltti. Bu amaçla da Osman Sebrî, Ebdilhemid Hecî Derweş, Hemza Niweran gibi isimlerin öncülüğünde 14 Haziran 1957'de Rojava'nın ilk siyasi partisi olarak kabul edilen  Partiya Demokrat a Kurdî li Sûriyê  (PDKS) kuruldu. 1965 yılında görüş ayrılıkları sebebiyle sol ve sağ kanat olarak ikiye ayrılan PDKS'nin sol kanadına 1965-1968 yılları arasında Osman Sebrî 1968-1970 yılları arasında ise Salah Bedreddin liderlik yaptı. Sağ kanada ise 1965-1967 yılları arasında Nureddîn Zaza 1967...