Kayıtlar

Ocak, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İddialı, bol hayal satan baştan aşağı yanlışlar yazısı

Bugün twtr RT lerinden bir yazı düştü taymlana, gerçekten şaşkına uğradım. Bir buçuk yıldır Batı Kürdistan'daki siyasi partiler tarihi dahil oranın demografik yapısından tutalım gün gün Rojava savaşının günlüğünü tutuyorum. Bu  blogda Suriye iç savaşı sonrası oluşan Kürt kurumları bilgisi de var. Madem Kürt ve Kürdistan'a bu kadar ilgilisiniz bari doğru bilgilenin.

http://ibrahimhalilbaran.tumblr.com/post/74051191055/qamisloda-ozerklik-cenevrede-federasyon-1#.Ut-3eBBajIX şu blogdaki yazıdan söz ediyorum:

İlk 2 madde ajitasyon üzerinde durmuyorum. 3.  Qamişlo diye bir kanton yok. Cizira var. Cizira’nın sınırları Derik’ten başlayıp Serekaniye’nin batısına yani GireSpi (tel abyad)’ye kadar devam eden topraklardır. Güneyde Semelka’dan başlayıp Tel Koçer’den devam edip Hasaki’nin güneyindeki Al Hawl’da biten sınırdır. Yalnız Tel Koçer’den Til hamis ve Til brak arasında bölgede mevcut durumda Arap çoğunluk yaşıyor. Zaten Cizira kantonunda toplam nüfus 1 milyon beş yüz bin gibi. Bunun…

.Bir Bonderlans oyunu: Cenevre-2 @AmedDcle yazdı

'Cenevre masasında Suriye halklarının temsilcileri dışında herkes var. Bu toplantı Suriye için çare değil, yeni bir kaosa kapı aralıyor...' Uluslararası hegemon güçlerin umut diye aşıladıkları Cenevre 2 toplantısını yalın şekilde ifade eden bu sözlerin sahibi Heysem El Menna. Kendisi Suriye Ulusal Koordinasyon Kurulu'nun ülke dışındaki lideri. Herkesle görüşen, ama sadece Suriye halklarına bağımlı olan ve Suriye muhalefetinin en güçlü toplumsal gücü olan 'Demokratik Değişim için Ulusal Koordinasyon', davet edildikleri halde Cenevre toplantısına katılmayacak. Katılmamanın temel sebebi Menna'nın yukardaki sözleri. Ulusal Koordinasyon halkçı özelliklerinden dolayı Suriye meselesinde dış güçlerce görmezden geliniyor. Zira Koordinasyon, öteden beri Suriye'ye dış müdahaleye karşı ve sorunların diyalogla çözümünden yana. Gel gör ki, barışçıl çözüm gerekli diyen Menna ve arkadaşlarını, aynen PYD gibi dışlayan güçler, şimdi 'barışçıl çözüm' afişi altında yeni s…

Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

Resim
Hasaki,Tel Hamis ve Tel Brak sosyal yapı ve aşiret pozisyonları: Til Koçer’den Hasaki’ye uzanan bu bölgede yerleşik Sunni Arap aşiretleri ve BAAS rejimi döneminde yerleştirilen yine Sunni Arap aşiretleri yaşamaktadır. Mart 2011 yılına kadar Qamişlo, Hasaki, Serekaniye, Deyre Zor ve Til Abyad’da Kürtlere karşı rejimle ortak hareket eden bu aşiretlerin çoğu Suriye’deki kalkışmadan sonra bir süre sessiz kalmışlardır. Aslında Suriye’de aşiretçi yapının siyasi ve sosyal hayattaki yeri Arap şovenizmiyle şekillenmiştir. BAAS rejimiyle kurdukları ortaklıkla Batı Kürdstan’ın Cizira kantonuna Arap Kemeri politikasıyla hem Kürt nüfusunu eritmede önemli rol oynamışlardır hem de Kürt coğrafyasını çevreleyen sınırlarda güçlü bir Arap duvarı örmüşlerdir.  Bunların en güçlüsü Tel Abyad, Serekaniye, Qamişlo’ya yerleştirilen Bagara aşireti. 2004 Kürt ayaklanmasında Esat rejiminin en gözde aşiretlerindendir. Lideri Navaf Beşir’dir. Bu ismi daha sonra 2012 yılında ÖSO, Serekaniye’yi düşürdüğünde öğrenece…

Derik'ten Kürdistan'a bakan en güze yüz

"Bir Savaşın Anatomisi"nde Murat Karayılan, 1986-87 yılında Ortadoğu'nun kalbinde eğitilmiş gerilla ve kadroların Rojava üzerinden Kuzey Kürdistan'a (Botan sahası) geçişlerini anlatır, bir bölümde "bazı grupların pusuya düşüp yaşamını yitirmelerinden, araziyi bilen kuryelerin az olmasından” söz eder.  Hareketin yeni yeni alanlara açıldığı o dönem bu gibi sıkıntılar, ciddi engellere yol açmaktadır. Kitapta Karayılan bunu “1987 yılında giden grubun şehit olmasıyla o yol kapandı” diye anlatır. Hemen akabinde, bir yıl sonra o yolun tekrar açılışından söz eder, “1988 baharında birinci grupla giden Xebat Derik arkadaşın geri dönmesiyle Botan-Derik (Suriye) yolu açılmış oldu” der. Karayılan’ın anlattığı bu grupla Bekaa'da politik ve askeri eğitimlerini tamamlayan PKK kadrolarının Cizre karşısındaki Derik bölgesinden Kuzey Kürdistan'a intikalleri için yol açılmış oluyor ve Karayılan bunu PKK tarihi açısından "en kritik dönemlerden birinde atılmış büyük bir h…

Suriye’de yeni dönem: Fantastik, romantik hedefler ve olası sonuçlar

Suriye’de yeni dönem diyorum, çünkü El Kaide lideri Dr. Eymen Ez Zevahiri yeni bir çağrı yaptı. Yeni yıla girerken bu çağrı birkaç açıdan önemli. Zevahiri’nin her çağrısı ve değerlendirmesi Suriye’de ve Rojava’da yeni çatışmalara, yeni dengelere, yeni cephelere ve yeni bir duruma yol açıyor. Beşşar’a uzlaşama sinyali mi: “Yaralı Suriye, gün geçtikçe kan kaybediyor. Kasap oğlu kasap Hafız oğlu Beşşar, ne durdurulabiliyor, ne de kendisi pişmanlık duyup hatasından dönüyor...“ Zevahiri, konuşmasının başında Beşşar Esat ile ilgili bu tespiti yapıyor. Esat’tan pişmanlık duymasını beklemek belki safça olabilir, ama “iktidar paylaşımı” daveti olarak da algılanabilir bu.  Konuşmanın tamamı uluslararası İslam düşmanları ve Suriye’deki mezhepçi iktidarı yermek üstüne olduğundan bu çıkarımı yapmak çok da ütopik değil zannımca. Esat, iktidarı El Kaide ile paylaşır mı bilinmez, ama o çokça dillendirilen Sunni devleti, Alevi devleti ve Kürt devleti merkezli çözümün anahtarı olabilir. Zira Zevahiri y…

İsmail Beşikçi’nin metodoloji sorunu (Roboskî – Goyîler başlıklı yazısı için geçerli)

Beşikçi Hoca, Mela Mustafa Barzani ve KDP için eylem örneklerken aynı yazıda Öcalan ve PKK için “söylem”i örneklemiş.  Bu,  Öcalan ve PKK’ye haksızlıktır. 1961 Eylül devrimi eğer kıyas için örneklenecekse PKK’nin 1984 silahlı mücadele yılı ve o dönem Öcalan’ın neler söylediği verilirse hakkaniyetli olur. Yoksa herhangi birinin ilgisiz birkaç örneği birbiriyle ilgiliymiş gibi sunması önceden “kafadaki PKK” şablonuna oturtulmuş olur. Bu kişi Beşikçi Hoca olsa bile... Mesela Barzani ve KDP’nin mücadele boyunca söylemleri PKK ve Öcalan söylemleriyle örneklenecekse doğru bir yöntem olur. Yoksa “kötü tezi” kanıtlamaya dönük çabadır. Üstelik bu kıyası PKK ve Öcalan düşmanı bir gazeteden yararlanarak yapmıştır. Metodolojik açıdan ayakları havada bir yazıdır.
     BAAS yanlısı bir gazeteden değil doğrudan Mesut Barzani’nin kendi kaleminden KDP söylemleri verip Öcalan’ın kendi kaleminden söylemlerle kıyaslayabiliriz:
Yukarıda sunulan gerçeklerin ışığında ülkemizin koşulları ve özel konumu incele…