Kayıtlar

Gaddarlık Hikayeleri ve Kara Propaganda

Propagandanın kamu kontrolü, kitle kontrolü ve birey kontrolü gibi işlevleri vardır. Örgütlü toplulukların ortaya çıkmasından sonra yönetme işinin teknik kısmı dışında kalan her şeyi ifade ederdi. Çok sonraları düşmana karşı nefret duygusu uyandırma, canlı tutma işlevi kazandı. Karşıt topluluk hakkında zülüm ve gaddarlık masalları, hikayeleri ile yeni savaşlara gerekçeler oluşturma işini de üstlendi propaganda. Hemen hemen tarihte gerçekleşmiş bütün kitle katliamlarında ve soykırımlarda bu gaddarlık hikayeleri etkili olmuştur. Çokça bilinen hikayelerden birkaçının özeti: - Hazreti İsa'yı yahudiler öldürdü, dolayısıyla yahudiler Tanrı'yı öldürmüştür, bir bütün halk olarak cezalandırılmaları gerekir. Sonuç : Haçlı seferleri sırasında Tuna ve Ren nehri kıyısındaki tüm yahudi cemaatleri kırıma uğratılmıştır. Bu inanış farklı dinsel izahatlı gaddarlık hikayeleriyle pekiştikçe daha trajik olaylar yaşanmıştır, 14.yüzyılın sonunda Fransa, ingiltere ve Avusturya’daki Yahudi topluluk…

Jarablus üzerine erken yorum

Jarablus'a TC destekli grupların girmesiyle Suriye'de ve Rojava'da yeni durum değerlendirmesine ihtiyaç vardır. Tc'nin Rusya üzerinden yürüttüğü savaş diplomasisi şimdilik sahada TC lehine başarılı sonuçlar verdi. Diplomasilerde “karşılıklı çıkarlar” esas alındığında aslında hepimizin merak ettiği şey Rusya ve ona yanlanmış ülkelerin ne kazanacağı? Ki henüz bunun somut bir emaresi ortada yok. Rusya'nın Suriye savaşına İran ile ortak yatırımı var. Ki büyük bombardımanlar yaptı. Sahada askerleri de öldürüldü. Rusya'nın TC ile Suriye pazarlığında Erdoğan ve rejiminden neler istediği sanırım en büyük muamma. TC, bu ilişkiden bir başka açıdan karşı çıkmıştır. ABD'nin kaygı duymasını başarmıştır. Zira ABD’nin kontrolündeki TC “kontrol dışı” manyaklıklar yapmaya aday. ABD açısından “idare edilebilir müttefik” olmaktan çıkmaya yakın. Jarablus'ta bugün olan biten her şeyi haZırlayan arka plan bu bence. Türkiye hükümeti Rusya ve ABD onaylı Jarablus …

Türk özel savaşının yeni baltaları; genç siviller

Bir balta basit midir, yoksa ağzı ve sapı var diye karışık mıdır? Bence daha karışık bir bir nesne balta. Sapını, işlevini, metal ağzını, tasarlayandan tutalım da bunu üreten mekanizmaya, bundan para kazanan sisteme kadar deşersek sandığımızdan daha karışık bir mesele. Türkiye'de hem garip hem basit hem de karmaşık bir gruptan söz edeceğim. İlk bakışta balta ile özdeşleştirilebilecek kadar basitler. Yine balta kadar karışıklar da... Genç sivil diye ortaya çıktılar, iktidarla ilişkileri süresince temel işlevleri anti PKK faaliyetleri oldu. Özelde PKK genelde Kürdistan ile dertleri olan tüm gruplara danışma, kirli işlerini aklama hizmeti verdiler. Bunu zaman zaman liberal demokrasi adına yapıp Ergenekon darbeciliği karşıtı oldular kimi zaman demokratik sosyalizm adına yapıp halkçı kesildiler, yer yer “minimal Kürtçü talepler” ile KDP’li, hak parlı, rızgarici, kawacı, hüda parlı, korucu, konformist metropol genci her kılıkta boy gösterdiler. İslamcı iktidar gücü arttıkça …

Tarihi Kürdistan Kavşağında Kürt çapsızlığı

9  Ağutos’ta Erdoğan, Putin ile özellikle Suriye konusunda yeni bir plan geliştirmek için görüştü. Görüşmede Türkiye ve Rusya arasında Suriye krizinden kaynaklı sorunlar ele alındı. İki saatlik görüşme sonrası Türk basını pembe tablo çizerken Rus basını daha temkinli davrandı. Rus basınındaki genel kanıya göre Suriye konusunda iki ülke hala fikir ayrılıklarını koruyor. Ria Novosti ve İTAR TASS pozitif gelişmelerin olabileceğini taşıdı haber ve yorumlarına. Görüşme, Batı’da da ilgiyle izlendi.
   12 Ağustos’ta YPG öncülüğündeki SDF güçleri, Suriye Kürdistan'ın Manbej kentini İŞİD teröründen 73 gün süren operasyon sonrasında tamamen kurtardı. Rusya, bu operasyona temkinli yaklaştı. ABD ve koalisyon güçleri gelişmeden duydukları memnuniyetİ dile getirdiler. Pentagon, büyük bir İŞİD konvoyunun sivilleri kalkan yaparak Türkiye'ye doğru yol aldığını duyurdu. Aynı açıklamada Türkiye sınırından Suriye'ye geçen cihatçı sayısının ayda 2000’lerden 400-500’e düştüğünü hatırlattı. Bu …

Neler olacak

Yeni bir süreç başladı. 
Sosyal medyada Gerilla TV üzerinden servis edilen kobra helikopter düşürme görüntüleri üzerine epey konuşuldu. Video özellikle Türk Genelkurmay’nın “kaza kırım” açıklamasını çürüğe çıkarması açısından sansasyoneldi. Zira Türk rejimi, askeri savaş propagandasında dibe vurdu. Bunun resmiydi. 
Peki neydi bu kadar sansasyonel olan ve bundan sonra ne olacak?
Öncelikle bu videolar yeni değil. Gerilla TV bu tarz videoları hep yayınlıyordu ancak kalitenin düşüklüğü, çekim açısının kapsayıcı olmaması gibi teknik nedenlerden dolayı kolayca “montaj” ya da “başka bir yere ait görüntü” gibi etiketlerle yaftalanabiliyordu. Kürt Networks zaman Zaman bu tip servislerle bilgilendirme işini iyi yapıyor. (Birçok defa birçok habere bocalamasına rağmen Türk basınına göre oldukça inandırıcı). Olayın bu kadar sansasyonel olmasının tek bir sebebi var. TSK’nin Türk halkının gözündeki güvenirliliği. Öyle ki Türk sol hareketlerinde bile TSK’nin verilerine ve açıklamalarına sarsılmaz bi…

HDP'nin kafa karışıklığı üzerine

http://www.imctv.com.tr/turkiyenin-dogusuyla-batisini-birbirinden-koparmaya-calisiyorlar/ HDP Eş Başkanlarından Figen Yüksekdağ’ın son iki aydır Kürdistan’da yaşanan çatışmalara dair açıklaması eğer gerçekten buysa faciadır. En başında bir gerçeği belirtmekte fayda var. Siyasi partilerin esneme payı “temel ilkeler” den gayrıdır. Kürdistan adından feragat edilerek halklar siyaseti yapılmaz. Bunun için HDP’ye ihtiyaç yok. Kürdistan’a “Doğu” diyen onlarca parti var, eğer Kürtler isteseydi o partilere oy verirlerdi. Kürdistan adının kalıcı olması ve anayasal güvencelere kavuşması için HDP kuruldu, halklar siyasetinin bununla doğrudan ilgisi var. Bu açıklama da ilk değil. Mahalle mahalle, köy köy gezerken Kürdistan diyen HDP eş başkanları büyük mitinglerde, basın açıklamalarında bu adı kullanmaktan adeta kaçıyorlar. Bir dönem Öcalan’a “Sayın” demenin politik bir cezası vardı. İnsanlar bıkmadan o cezayı verenlere geri adım attırdılar. 80 vekillik bir parti ki içinde sol enternasyonalist gel…

Türk aydını, pabucumun aydını

Belki biraz iddialı bir çıkış olacak ama bence günümüz dünyasının insan profili açısından en büyük handikabı “militan entelektüel” kimliğin eksikliğidir. Montaigne bir denemesinde “Kralların şaştığım tarafı, hayranlarının bu kadar bol olmasıdır, oysa onların önlerinde bükülen dizlerimiz olsun, aklımız değil.” der. Modern dünya ile birlikte otorite biçimleri değişti, sarsılmaz-sonsuz olduğu düşünülen imparatorlardan günümüze onların tortuları kaldı: Önem sırasına göre: Diktatörler, faşist liderler, oligark başkanlar,  güçlü-karizmatik liderler… Hepsinin ortak özelliği kendilerine itaat edecek bir sürü aydın, yazar-çizer tayfa bulmaları… Üstelik binlerce danışman, akademisyen bu tip liderlerin gücüne güç katmak için konferanslar verir, paneller düzenler, yayınlar yapar, televizyonlarda sunumlar gerçekleştirirler. Ama tarihte birileri var ki bu güç delilerinin sultalarını takmadı bile…     J. P Sartre, sadece kendisini Stockholm hava alanında karşılayacak yüzlerce gazeteciyle “hasbihâl…