Rojava Güncesi 28 Haziran: CENEVRE 2 VE KÜRTLER

   
Yüksek Kürt Konseyi'nin (DBK) Rusya ziyaretinin Suriye'de "siyasi çözüm" çabalarının ve Cenevre 2 konferansı hazırlık çalışmalarının hemen öncesinde gerçekleşmiş olması ziyareti daha da önemli kılıyor.Bu ziyarette DBK heyeti Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dahil olmak üzere Rus yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleşti. DBK üyelerinin ziyaret sonrası açıklamalarına bakıldığında Cenevre 2 konferansında Kürtleri Yüksek Kürt Konseyi'nin temsiline Rusya'nın olumlu baktığını görüyoruz. Salih Muslim konuyla ilgili olarak ABD Rusya ve BM'nin Yüksek Kürt Konseyi'nin konferansa katılmasına onay verdiğini söylemişti. Yüksek Konsey'in konferansa katılması batılı ve muhalif güçler nezdinde meşruiyet kazanması ve YPG'nin direnişiyle elde edilen kazanımların da garanti altını alınması anlamına geliyor. Bu nedenle bu konferansta Kürtleri kimin temsil edeceği hem Kürtler hem de Kürtlerin statü kazanmasını engellemek isteyenler adına çok önemli. DBK'nın Rusya ziyareti ardından PYD Eşbaşkanı Salih Muslim ile Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikail Bogdanov ile Cenevre'de ikinci bir görüşme gerçekleştirdi. Bu sırada Lübnan'da yayın yapan El Safir gazetesi ABD'nin eski Şam Büyükelçisi Robert Ford'un Cenevre'de Rusya BM ve ABD arasında gerçekleşen görüşmelerde Yüksek Kürt Konseyi'nin konferansa katılmasını istemediklerini ve Suriye Kürtlerini eski Suriye Ulusal Konseyi başkanı Ebdilbasît Seyda'nın temsil etmesini istediklerini yazdı.Habere göre Rusya, Ebdilbasît Seyda'nın sadece kendini temsil edebileceğini ve DBK'nın meşru temsilci olarak Cenevre'de yer almalarını istediklerini söylüyor.
Kürtleri Rusya'nın Yüksek Konsey'e onay vermesi ardından El Partî lideri Abdulhakim Beşşar Yüksek Kürt Konseyi'nin konferansa katılmasına karşı olduklarını ve ENKS olarak hazır olduklarını açıkladı. Rusya'ya giden DBK heyeti içersinde El Partî temsilcisinin de olması Abdulhekim Beşşar adına ayrı bir handikap. 2 hafta önce Ebdilbasît Seyda ve bir heyet Hewlêr'e gitti. Bu görüşmenin zamanlamasını ve Robert Ford'un Cenevre 2'yle ilgili açıklamalarını dikkate aldığımızda her ne kadar açıktan ifade etmeseler de KDP'nin de kurulmasına öncülük ettikleri Yüksek Konsey'in Cenevre 2'ye katılmasına karşı olduğunu görüyoruz. Şubat 2012'de Ankarada görüştüğü Feridun Sinirlioğlu'na PYD'yi Rojava'dan çıkarma sözü veren Saleh Bedrettin'in Hewlêr'de olması ve Halep ve Efrîn'de YPG'ye saldıran Selahattin Tugayı'na yakınlığını gizlemeyen Azadî partisinin KDPS ile birleşiyor olması göz önüne alındığında KDP ve Sayın Barzanî'nin Rojava'ya yönelik tutumunun görünenin aksine dostane olmadığını göstermekte. Güney Kurdistan Hükümeti'nin birkaç partiyi açıktan destekliyor oluşu onu Rojava'da hakemlik yapmaktan alıkoyuyor.

ROJAVA'DA SON SİYASİ GELİŞMELER

Yaklaşık 3 ay önce Batı Kurdistan'da faaliyet gösteren El Partî (KDPS) Yekîtî ve 2 ayrı Azadî partisi "Yekîtiya Sîyasî" adı altında birleşmeye karar verdiler. Bu karar aynı zamanda irili ufaklı 16 partiden oluşan ENKS'nin dağıldığını gösteriyor.Ancak son gelişmelere bakılırsa bu dört parti birliğe kimin liderlik edeceği dahil olmak üzere bazı konularda henüz anlaşabilmiş değil. Yekîtî partisi bu durum üzerine geçtiğimiz günlerde birlikten çekildiğini açıkladı. Henüz kendi arasında birliğini sağlayamamış partilerin DBK'nın temsiliyetine neden karşı çıktılarını anlayabilmek mümkün değil. Albdulhekim Beşşar VOA'ya yaptığı açıklamada hem iç hem de dış desteklerinin yardımıyla YPG'den daha güçlü bir ordu kurabileceklerini iddia ediyor. Efrîn, Serêkaniyê ve Şêx Meqsûd gibi yoğun çatışmaların yaşandığı yerlerde YPG'nin birkaç ufak grup dışında yardım almadan direndiğini biliyoruz. Bu durumda Abdulhekim Beşşar'a Rojava saldırı altındayken kurabileceklerini iddia ettikleri ordunun nerede olduğunu sormak ve öz gücünüz olmadan iç ve dış desteklerin sizi bir yere taşıyamayacağını hatırlatmak gerekiyor.

   


AMÛDÊ OLAYLARI

Suriye'de iç savaşla birlikte çöken ekonomi ve oluşan yönetim boşluğu birçok şehirde uyuşturucu üretiminin artmasına sebep oldu.Batı Kurdistan şehirleri de bu durumdan payına düşeni almış durumda. Özellikle çete grupların yoğun faaliyet gösterdiği alanlarda esrar üretimi artış gösterdi.Bu sebeple YPG ve Asayîş başta Efrîn,Kobanê ve Amûdê olmak üzere birçok Batı Kurdistan şehrinde operasyonlar düzenlemeye başladı.Gerçekleştirilen operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucu yakılırken uyuşturucu ticareti yapanlar ise gözaltına alınıyor. Son operasyonlarda gözaltına alınan esrar üreticilerinin El Partî (KDPS) ve Azadî partisi üyeleri olmaları partiler arasında var olan kutuplaşmayı daha da artırdı. Daha önce de PYD'yi hırsızlık ve tecavüz gibi suçlarla itham eden bu partiler Amûdê'de PYD'ye karşı operasyonun siyasi olduğu iddiasıyla protesto gösterileri düzenlemeye başladılar. Amûdê yakınlarında Türkiye destekli ve Azadî bağlantılı Selahattin Tugayı'nın işbirliği içerisinde olduğu 313 taburunun YPG devriyesine saldırısı sonucu 1 YPG'li şehit olurken 4 YPG'li de yaralandı. Cenazeyi ve yaralıları taşıyan YPG konvoyunun şehre girişi sırasında "Allahu Ekber" sloganı atan ve YPG'lilere "şebbiha" diye bağıran bir grup konvoyun girişini engellemeye çalıştı. Bu sırada içlerinden bazıları konvoydaki araçlara taş ve benzeri cisimler fırlatmaya başladılar. Açıkça bir provokasyon girişimi olduğu görünen bu gösteride çıkan olaylar sonunda 3 kişi yaşamını yitirdi 10 kişi de yaralandı.YPG'nin bu provokasyon girişimini boşa çıkartamada başarısız olduğunu görüyoruz. 


Ülkenin kalanına görece çatışmasızlığın hakim olduğu Batı Kurdistan'da çıkarılmak istenen karışıklıkların DBK'nın Cenevre 2'ye katılma ihtimalinden bağımsız olduğunu düşünmek saflık olur.ÖSO'ya bağlı muhalif gruplar ve bazı Kürt müttefikleri Rojava'nın temsiliyetinin kendilerinde olmasını istiyor. Siyasi çözümün konuşulduğu şu günlerde DBK'nın temsiliyetini zedelemek adına Batı Kurdistan'ın birçok yerinde benzer provokasyon girişimleri yaşabilir. YPG'nin ve Asayîş birimlerinin bu girişimleri boşa çıkarmak için daha ihtiyatlı olmaları gerekiyor. Rojava'daki yetki krizinin nihai çözümü Salih Muslim'in önerdiği üzere bağımsız heyetlerin kontrolünde yapılacak bir seçimle olabilir. DBK'nın kısa süre içerisinde bu seçeneği gözönüne alması gerektiğini düşünüyorum. 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

Tarihi Kürdistan Kavşağında Kürt çapsızlığı

BAAS’ın gerçekte yaptıkları; Operasyonel “Türk gazeteci” timlerinin yansıttıkları