Batı Kürdistan’da (Rojava) siyasi partiler; amaçları, tarihleri, devrim pozisyonları

 
 Suriye’de yaşayan diğer halklar gibi uzun suredir baskı altında olan Kürtlerin egemenlik haklarını kullanma –statü- ulusal kültürlerine anayasal garanti istemesi, bağımsız siyasi partilerle faaliyet yürütmesi , daha geniş özgürlüklerle doğrudan ulusal ve uluslararası yapılarda yer almayı talep etmesi kadar doğal bir talep yoktur.
    PYD (Partiye Yekitiya Demokrat-Demokratik Birlik Partisi): 2003 yılında diğer Kürt parti ve örgütlerinden kopanların kurduğu, PKK’nin doğrudan desteklediği bir partidir. Partinin kurucuları arasında Salih Muslim ile birlikte Dr. Fuat Ömer yer almıştır. Fuat Ömer, 2010 yılına kadar partinin liderliğini yürütmüştür.2010 yılından sonra yerini Salih Muslim’e bırakmıştır. Dr. Fuat Ömer uzun yıllar Belçika’da sürgün yaşadı. BAAS rejimi, onu Suriye’deki PYD’nin barışçıl faaliyetlerinden ötürü cezalandırmıştı. Aynı şekilde Salih Muslim de BAAS rejimi tarafından çeşitli cezalara çarpıtılmıştır. 2003 yılında PYD'nin kurulusunda yer almış. Bu süreç zarfında bir kere 3 yıl üst üste bir kaç kere de aylarca tutuklu kalmış, işkence görmuştür. 2011 yılında Arap Baharı ile birlikte BAAS rejimi kimi iyileştirmelere gitmiş PYD’nin yurtdışına çıkan kadroları Rojava’ya dönmüştür. BAAS zindanlarından da 900 kadar PYD’li militan serbest kalmıştır. Bu aftan dönemin tüm Suriye muhalifleri yararlanmıştır. PYD’nin 2010 yılından sonraki eş başkanlarından biri de Asya Abdullah’dır. PKK ile çok eskiye dayanan dostlukları vardır.
Partinin hedefleri: Demokratik özgür Kürdistan’a barışçıl yollarla ulaşmak. 2004 Qamişlo ayaklanmasından sonra Rojava’nın tüm kentleri ile Halep ve Şam üniversitelerinde birkaç Kürt grubuyla demokratik gösteri yapma cesareti gösteren partilerden biriydi. Mala Gel, Kürtçe eğitim kursları gibi kültürel etkinliklerle de BAAS rejiminin yasaklarını deliyordu. Özellikle Qamişlo olaylarının yıl döneminde yaptığı kitlesel gösterilerle adını duyurdu. Arap baharıyla rejimin zayıf olduğu bölgelerde yönetimi ele geçirdi. Hem rejime hem ÖSO’ya mesafeli durdu. Bu mesafeli duruşun tabi ki karşılığı hava saldırılarıyla yerle bir edilmeyen Kürt şehirleri oldu. (Şimdiye kadar en azından) 2011yılında önceleri sıkı bir BAAS dostu olan sonra ÖSO ile yakınlaşmaya başlayan birkaç Arap aşiretiyle de çatıştı. Qamişlo, Hasaki, Derik ve birkaç yerde daha rejim güçleriyle silahlı çatışmalara girdi. Halep, Tel Abyad gibi yerlerde de Cebhet El Ekrad bünyesindeki silahlı faaliyetleri destekledi. Arap baharının başından beri Türkiye, Katar ve Sudia’nın muhaliflere desteğine hep kuşkuyla baktı. Muhaliflerle KUK (Kürt Ulusal Konseyi) üzerinden yakınlaşmaya çalışsa da muhaliflerin statü ve ulusal hakları kesinkes reddeden politikasına Türkiye rejimi işbirlikçiliği deyip uzak durdu. PYD, Kürdistan’a statü,Kürtlere özgürlük şiarıyla Suriye’de herhangi bir rejim biçimiyle pazarlık yapabileceğini son 2 yıldır sık sık dillendirmektedir.  ÖSO’nun El Qaide ve El Nusra’nın denetimine girmesiyle PYD, Halep,Ezaz ve benzeri Arap kentlerinde BAAS güçleriyle Rojava sınırlarında da ÖSO ve El Qaide çetelerine karşı kazanımlarını koruyordur. PYD’ye göre Suriye’de birkaç El Qaide var: Katar’ın el Qaide’si, Sudia’nın El Qaide’si,Türkiye’nin El Qaidesi… ÖSO’nun kalan birlikleri de bunlar karşısında çaresiz. Çünkü her alanda bu devletlerden destek gören bu işbirlikçi yapılar… PYD, YPG oluşumunu açıktan destekleyerek Kürdistan’da zor tekelinin de kurumsallaşmasını, denetlenbilirliğini, hesap verebilirliğini ve savunma görevini yerine getirmesini istiyor.

PDKS( Partiya Demokrat a Kurdi li Suriye- El Parti) :  1957 yılında kurulmuştur. Hoybun’u saymazsak Suriye Kürtlerinin kurduğu ilk siyasi partidir. Bu tarihten sonra her baskı döneminde parçalanmıştır, bünyesinden yeni örgütler, partiler çıkmıştır. Irak KDP’sindeki ayrılmalar, iç çatışmalar bu partiye de doğrudan yansımıştır. Hala benzer isimlerle 2 farklı parti daha var ki bunlar 1957’nin asıl temsilcileri olduğunu iddia eder, ama en güçlüsü Abdulhakim Beşar’ın liderliğini yaptığı El Parti Arap Baharı’ından önce 2004 yılındaki Qamişlo ayaklanmarında etkin bir rol oynamıştır, birçok kadrosu tutuklanmış, sempatizanı öldürülmüştür.  2011 ayaklanmalarından sonra ÖSO içerisinde siyasi bir güç olarak varolmak istemiş ama bunu başaramamıştır. Kürt Ulusal Konseyi  (KUK) aracılığıyla Suriye muhalefetine eklemlenmek istese de Suriye Ulusal Konseyi (SUK) Kürt temsiliyetini   doğrudan reddetmiştir. Birçok defa toplantı yapılmasına rağmen muhaliflerle ortaklığı hep başarısız kaldı. Türkiye, Barzani ile yakın ilişkilerinden ötürü El Parti’yi kontrole alıp ÖSO-SUK’a kanalize etmek istedi. TC’nin yumuşak Kürt siyaseti ile hedeflediği ise PYD’nin Rojava’da tasfiyesiydi. Kahire-Hewler, İstanbul ve Ankara’daki hesaplar Serekaniye’den döndü. El Parti genelde PYD ile dengeli, mesafeli ilişkiler yürütmesine rağmen YPG dışında başka bir silahlı güç meselesinde aralarında derin görüş ayrılıkları vardır. PYD, adeta tek ordulaşmayı kırmızı çizgi sayıyor. Ayrıca bu partiden koparak benzer isimlerle faaliyet yürüten Abdurrahman Aluci ve Nasreddin İbrahim grupları vardır. Etkinlikleri zayıf olduğu için hakkında bilgim azdır.
PDPKS( Suriye Kürt Demokratik İlerici Partisi- Partiye Peşveru a Demokrata Li Suriye): Suriye KDP’sinden (PDKS) ayrılarak 1965’te kuruldu. (Bu tarih IRAK KDP’si içindeki ciddi yarılma tarihidir aynı zamanda) Bu tarihten itibaren Suriye Kürtleri arasında kesintisiz liderliğe sahip tek partidir. Partinin lideri Abdulhamit Hacı Derviş Suriyeli Kürtler arasındaki en deneyimli siyasetçidir. Partinin kuruluşundan bu  liderliğini  yürüten Dervişin Türkiye dahil bir çok yerdeki Kurt partilerinin lider kadroları ile çok iyi ilişkileri bulunmaktadır. Ancak,
PDPKS’nın ideolojik, politik örgütsel olarak en yakın olduğu parti Güney Kürdistan’daki  KYB’dir. Partinin Derviş dışında diğer önemli adı  PDPKS Suleymaniye  temsilcisi ve KUK’un KRG (Kürdistan Bölgesel Yönetimi) Sorumlusu Ali Şemdin’dir. PDPKS, hâlihazırda Kurt VatanseverHareketi’nin (KVH) ve Suriye Kurt Ulusal Konseyi’nin (KUK) üyesidir.
Partinin temel konulardaki görüşleri şöyle sıralanabilir:
- Yeni Suriye Yönetimi tüm grupları kapsamalıdır.
- Suriye’de federal bir yapı kurulmalıdır.
- Kürtlerin siyasi ve kültürel hakları anayasada tanınmalıdır.
PYD’ye her zor dönemde en çok destek veren partidir. Qamişlo ayaklanmasında oldukça önemli roller oynadı. YPG’nin Serekaniye ve Efrin direnişlerinde silahlı militanlarını YPG’nin denetimine mobilize etti.
Azadi Partisi (Partiya Azadi Kurdi Li Suriye-Suriye Kürtleri Özgürlük Partisi) : 1975’te PDKS’den kopan solcu Salah Bedrettin’in grubun kurduğu partidir. 1980’de Halkın Birliği adıyla örgütlenmiştir. 1991 yılında tekrar bölünmüştür. Arada yaşanan birkaç ayrılıktan sonra Kürt Sol Partisi’nden (Partiya Çepa kürdi) ayrılan Hayreddin Murat ve ekibiyle Halkın Birliği’nden kopan Mustafa Cuma’nın bir araya gelmesiyle Azadi Partisi adı verilerek kurulmuştur. Qamişlo olaylarında Yekitiye Gel olarak önemli işler yapmışlardır. Daha sonra aktif çalışmalar yapan partinin lideri Mustafa Cuma 2008’de BAAS rejimince tutuklandı. 2011 affıyla serbest kaldı. 2011’deki kongrede daha önce kendilerine katılan Kürt Sol Partisi ekibi Mustafa Cuma’yı terk etmiştir. Arap Baharıyla ile birlikte Türk devleti-Barzani-ÖSO arasında mekik dokumuştur. Kürtleri ÖSO’ya kanalize etmede epey marifetli işleri vardır. Qamişlo, Kobane ve Derik’te yüzlerce kişiyle “ÖSO Rojava’ya “ çağrısıyla gösteriler yapmış PYD’nin engeliyle karşılaşmıştır. YPG’nin artan silahlı etkinliğinden sonra da ise PDKS ile ortak bir silahlı ordu kurmak istemiştir. YPG ve PYD buna ser tepki göstermiştir. Hatta bazı Azadi üyelerini tutuklamıştır. “PYD, Suriye Kürtlerine baskı yapıyor.” dedikleri olay bu… Bu arada PYD’nin öz savunma çalışmaları 2007’ye kadar gider.  İllegal biçimde halkın kimi kesimlerini silahlandırmış, tam da bu Arap Bahar’ını beklemiştir. 2005 ve 2007 Öcalan’ın konuyla alakalı değerlendirmeleri ve talimatları mevcut. Azadi’nin ÖSO davetine bu yüzden 2011-2012 yıllarında sert tavır almıştır. 19 Temmuz 2012’de de devrimi ilan etmiştir PYD/YPG…


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAAS’ın gerçekte yaptıkları; Operasyonel “Türk gazeteci” timlerinin yansıttıkları

Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

Derik'ten Kürdistan'a bakan en güze yüz