Kürt gazeteci MUTLU ÇİVİROĞLU'nun Cephet el Ekrad (Kürt Cephesi) komutanıyla röportajı

Kürtlerİn bİr başka üçüncü yolu: Cephet el Akrad


Suriye ’de Cephet el Ekrad (Kürt Cephesi) ismini ilk kez Serekaniye ve Tel Abyad’taki çatışmalarda duyurdu. Örgütün Komutanı Haci Ahmet Kurdi, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile ilişkilerini ve Kaide’ye karşı savaşı Radikal’e anlattı.

Cephet el Ekrad’ı neden kurma gereği duydunuz?


Kürtlerin Rojava’da kendi güçleri (Halk Savunma Komiteleri-YPG) var. Ama Kürtler birçok Arap bölgesinde yaşıyor. Kürtlerin birlikte yaşadıkları halklarla ortak bir örgütlenmelerinin olmasını istedik ve bu amaçla Cebhet el Ekrad’ı kurduk. ÖSO içinde kendi rengi ve kimliğimizi devrime katmak istedi. Bizimle olan birçok arkadaşımız Arap, Türkmen, Asuri, Ermeni, Süryani ve Arnavut’tur. Yani bütün renkleri içimize alma hedefimiz var. Gittikçe büyüyoruz, bütün kentlerde varlık göstermeye başladık.

Mevcut gücünüz ne kadar?

6500-7000 arasında gücümüz var. Bab, Azaz çevresinde çalışmalarımız, Mumbiç, Halep, Rakka, Cerablus gibi yerlerde tugaylarımız var.

Daha çok rejim ile mi yoksa Kaide bağlantılı oluşumlara karşı mı savaşıyorsunuz? 

Biz ÖSO’nun askeri ve sivil meclisi dahil her kanadında yer alıyoruz. Radikal İslamcılar çıkana kadar nizama karşı ortak savaş planımız vardı. Fakat radikal gruplar ÖSO’yu sindirmeye çalıştı. Birçoğunu da sindirdiler. Nizamdan boşaltılan tüm kurum ve yerleri ele geçirdiler. Bunu bizden de istediler. Biz bunu reddedince savaş çıktı. İlk sıcak çatışma Tel Abyad’da meydana geldi. İnsanlarımızı tutukladılar, katlettiler, yüzlerce sivil insanı öldürecekleri tehdidinde bulundular. Sivil rehineler karşılık Irak ve Şam İslam Devleti’nin emiri Ebu Musab’ı bıraktık. Onların egemenliğini reddedince Kürt, Arap, Türkmen ve Çerkezler olarak hedef olduk. Tel Abyad’tan Tel Hasır, Tel Aran’a kadar birçok yerde halkımızı hedef alıyorlar. Tel Hasır ve Tel Aran’da onlarca sivil Kürdü vahşice katlettiler. Bu insanların tek suçu Cephet el Ekrad savaşçılarının akrabaları olmak. Tarlalarında çalışan suçsuz köylülerin kafalarını kestiler, sırf Kürt oldukları için.

‘ Türkiye ’den geliyorlar’
Bu insanlar rejimle savaşmayı bırakıp Kürtlere saldırıyorlar. Amerika bunları görmüyor mu? O kadar yardım gönderiyor ÖSO’ya ama bu yardımların hepsi El Nusra ve Irak-Şam İslam Devleti gibi Kaide ile bağlantılı gruplara gidiyor. Savaş gitgide de yayılıyor. Daha önce birlikte rejime karşı savaştığımız ÖSO maalesef bu duruma sessiz kalıyor. Bu da bizi düşündürüyor tabi. Dışarıdan ÖSO’ya silah, mühimmat, para gönderiliyor. Bize hiçbir şekilde bu yardımlardan verilmedi. Kürt olduğumuz için mi yardımları bizden esirgiyorlar? Biz bunda Türkiye’nin rolünün büyük olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bütün bu gruplar Türkiye’den giriyor. Hava yoluyla İstanbul ’a gelip, Antep’ten, Antakya’dan ve Urfa’dan bölgeye giriyorlar. Türkiye niye böyle davranıyor? Kürtlere karşı özel bir siyaset midir, bilemiyoruz! Bütün dünya Nusra ve Irak-Şam İslam Devleti’nin Kaide’ye bağlı olduğunu biliniyor. Çatışmalarda öldürülen Kaide savaşçılarının üzerinden çıkan belgeler var elimizde. Birçoğu Türkiye üzerinden geçiyor ve Türkiye’den yardım alıyorlar. Türkiye’de eğitilip geliyorlar. Bu bizi düşündürüyor.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun açıklaması vardı, “Bütün insanlara eşitiz” diye. PYD Eşbaşkanı Salih Muslim’in de Türkiye’nin bu gruplara artık yardım etmeyeceği yönünde beklentisi vardı. Türkiye’nin siyasetinde değişiklik görmüyor musunuz?


Maalesef ki pratikte hiçbir değişiklik göremedik. Bize yansıyan bir şey yok. İnşallah Türk ve Amerikan hükümeti bu gruplara karşı tedbir alırlar. Herkes buna seyirci kalıyor!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kürdistan sınırında çok merkezli iki hançer kasaba: Til Hamis ve Til Brak

Tarihi Kürdistan Kavşağında Kürt çapsızlığı

BAAS’ın gerçekte yaptıkları; Operasyonel “Türk gazeteci” timlerinin yansıttıkları